• Turkhane Logo

Maden faciasında yeni detaylar: Altın şirketine vergi kıyağı

Erzincan İliç'teki altın madeni sahasında bugün meydana gelen toprak kaymasıyla gündeme Anagold'un vergi borcunun silindiği ortaya çıktı.

01:10 14 Şubat 2024 Çarşamba
Maden faciasında yeni detaylar: Altın şirketine vergi kıyağı
Erzincan İliç'teki altın madeni sahasında bugün meydana gelen toprak kaymasıyla gündeme Anagold'un vergi borcunun silindiği ortaya çıktı.

Anagold Madencilik şirketinin yüzde 80 ortağı olan Kanadalı altın madeni şirketi SSR Miningin bilançosuna göre 2023 yılında Türkiyede silinen vergi borcu 7,2 milyon dolar. Bu rakam, bugünkü kur değeriyle yaklaşık 221 milyon liraya denk geliyor.

DW Türkçeden Pelin Ünkerin geçtiğimiz aralık ayında hazırladığı habere göre Erzincanın İliç ilçesinde Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçleriyle ilgili iptal davalarının devam ettiği Çöpler Kompleks Madenini işleten Anagold Madencilikin yüzde 80i SSR Mining, yüzde 20si ise Çalık Grubuna ait.

Üçüncü çeyrek finansal raporuna göre SSR Miningin Türkiyede önceki dönemlerden kalan 8,6 milyon dolarlık vergi borcu bulunuyordu. Şirket, 12 Mart 2023te yürürlüğe giren yasa uyarınca yaptığı vergi affı anlaşması uyarınca 7,2 milyon ABD Doları tutarında vergi, faiz ve cezayı sıfırladığını, 8,6 milyon yerine 1,4 milyon dolar nakit ödeme yaptığını beyan etti.

Raporda ayrıca Türkiyede kurumlar vergisinin bu yıl yüzde 20den 25e çıkarıldığı ancak Türk Lirasındaki değer kaybı nedeniyle buradan gelecek vergi artışının dengelendiği belirtiliyor.

DOKUZ AYLIK GELİRİ 323 MİLYON DOLAR

SSR Miningin finansal tabloları, yarattığı çevresel risklerden dolayı davalık olan Çöpler Madeni işletmesinin şirket için oldukça karlı olduğunu gösteriyor.

Buna göre Çöpler Madeninden yılın dokuz ayında 322,8 milyon dolar gelir elde eden şirketin karı da 46,5 milyon dolar oldu. Şirket, bu madenden 2020den bu yana ise yaklaşık 1,5 milyar dolar gelir ve 334,6 milyon dolar kar elde etti.

Şirket hakkında 2021den beri ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına açılan ÇED iptal davası sürüyor.

Çöpler Kompleks Madeni kapsamında açık ocak madencilik faaliyetleri ile oksitli ve sülfitli cevher çıkarılıyor ve dore altın ile gümüş ve bakır keki üretimi gerçekleştiriliyor. Madencilik faaliyetinin gerçekleştiği alanda aktif bir fay hattı olan Bingöl-Yedisu Fat Hattı da bulunuyor.

Proje 2008de Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporu aldı. Şirket, 2014 ve 2021de aldığı ÇED raporlarıyla iki kez kapasite artışı yaptı. Açık ocakları genişletip derinleştiren şirket 687 hektar olan maden sahasını yaklaşık bin 746 hektara çıkardı.

SİYANÜR VE KİMYASALLA ÜRETİM

Madende üretim 2010 yılında başlarken, ilk kapasite artırımı ile birlikte 2019da siyanürlü üretimden 39 çeşit kimyasal + sülfürik asit + siyanürle üretime geçildi. Anagold, Ağustos 2023te ÇED gerekli değildir kararıyla da maden sahası içindeki açık ocak alanına 5,83 hektarlık bir bölüm daha eklemek için onay aldı.

Sahada kapasite artırımı yapılmasına yönelik verilen ÇED raporunun iptali için açılan dava kapsamında geçen hafta bilirkişi incelemesi yapıldı.

TMMOB ve İliçte siyanürlü altın çıkarılmasına karşı çıkan köylüler adına Sedat Cezayirlioğlu tarafından açılan ÇED iptal davası Erzincan İdare Mahkemesince reddedilirken karar geçen Haziran ayında Danıştayda bozulmuş, Danıştay 6. Dairesi yeniden bir bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermişti.

İliçli köylülerin avukatı İsmail Hakkı Atal, bilirkişi heyetinden bir kişinin AKP ile bağlantısı olduğunu, sismolog olan bilirkişinin ise eksik bilgisi olduğunu belirterek heyetteki iki bilirkişiye itiraz etti.

Atal, Bilirkişi heyetinden biri 10 yıl il sağlık müdürlüğü yapmış bir bürokrat. Heyetteki halk sağlığı uzmanı. Bilirkişi heyetinde sismolog olarak görevlendirilen kişinin de keşif esnasında bölgenin depremselliğine ilişkin eksik bilgisi olduğu ortaya çıktı. Biz iki bilirkişi için de itiraz ettik. Daha önce de hem keşif sırasında hem de dilekçemizde madenle AKP arasında net bir bağlantı olduğunu belirterek halk sağlığı uzmanı için de itiraz ettik diyor.

YIKICI DEPREM RİSKİ VAR

Mahkemeye sundukları bilimsel raporlara göre Bingöl-Yedisu fay hattının bir kolunun, maden atık havuzunun tam altından geçtiğini aktaran Atal, söz konusu kolda en son 1939 yılında 7den büyük yıkıcı bir deprem olduğunu, bunun tekrarlama periyodunun da maksimum 100 yıl olduğunu söylüyor.

Biz şu an 84. yıldayız diyen Atal, ekliyor: Böyle bir depremin gerçekleşmesi halinde 66 milyon ton zehirli -sülfürik asitli -siyanürlü 39 çeşit kimyasallı zehirli atık sadece Fırat nehrine karışmakla kalmayacaktır. Aynı zamanda ekteki fay haritasında görülen fay hatları boyunca 60 km. kalınlığındaki yer kabuğu kırılarak bir nevi boru şebekesi gibi fay hattı boyunca tüm bölgenin yeraltına 66 milyon ton zehirli atık karışacaktır.

Atal, kapasite artırımıyla ise 66 milyon ton olan zehirli atığın 200 milyon tona çıkarılmak istendiğini vurguluyor.

ÇED RAPORU NE DİYOR?

Anagoldun dava konusu olan 2021 tarihli ÇED raporunda ise Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından Ulusal Deprem Araştırma Programı (UDAP) kapsamında desteklenen Türkiye Sismik Tehlike Haritasının Güncellenmesi başlıklı projenin sonuçlarına dikkat çekiliyor.

Proje kapsamında 2019un başında yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlikesi Haritasında bir önceki haritadan farklı olarak deprem bölgeleri yerine en büyük yer ivmesi değerlerinin gösterildiği ve deprem bölgesi kavramının ortadan kaldırıldığı anlatılan raporda, proje alanının en büyük yer ivmesine göre düşük tehlike alanında olduğu savunuluyor. Raporda ayrıca söz konusu haritanın yerel zemin koşullarının neden olabileceği sıvılaşma, büyütme, farklı oturma gibi tehlikeleri içermediği de ekleniyor.

ORMAN, HAZİNE VE MERA ARAZİSİ

Çöpler Kompleks Madenine itirazlar sadece deprem riski üzerinden değil. Projenin ÇED raporunda yüzey suları açısından Fırat Nehrinin en yakın etkilenebilecek alan özelliği taşıdığı belirtiliyor. Raporda, Taşınım yoluyla veya Sabırlı Deresinin bu nehre bağlanması sebebiyle özellikle yağış alan mevsimlerde maden alanında yapılan kimyasal faaliyetlere dikkat edilmemesi durumunda Karasu (Fırat) Nehrinin etkilenmesi söz konusu olabilir deniyor.

Proje alanı olarak belirlenen bin 746 hektar alanının kadastro kayıtlarına göre yüzde 45i orman, yüzde 43ü hazine ve yüzde 5i mera arazisi. Geriye kalan araziler satın alınan parseller, şahıs arazileri ve yoldan oluşuyor. Şirket, mera izni ve tarım dışı kullanım iznini Erzincan Valiliği Tarım İl Müdürlüğü ve Erzincan Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden, orman iznini Orman Genel Müdürlüğü ve Erzurum Orman Bölge Müdürlüğünden aldı.

Madende patlatma yapılan alan ise Çöpler köyüne 2, Bahçeler mahallesine 2,2, Sabırlı köyüne 2,8, İliç ilçesine 3,7 kilometre uzaklıkta.

Son güncelleme: 01:10 14.02.2024
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı