• Turkhane Logo

İmamoğlu'ndan Kanal İstanbul açıklaması: Büyük bir hata olacağını savunuyorum

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, katıldığı bir canlı yayında soruları yanıtladı.

22:12 23 Eylül 2019 Pazartesi
İmamoğlu'ndan Kanal İstanbul açıklaması: Büyük bir hata olacağını savunuyorum
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, katıldığı bir canlı yayında soruları yanıtladı.

Habertürk TVde Didem Arslan Yılmazın moderatörlüğündeki programda Veyis Ateş, Deniz Zeyrek ve Nevzat Çiçekin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğanla özellikle Kanal İstanbul projesini tartışmak istediğini vurgulayan İmamoğlu, Erdoğanla Kanal İstanbulla ilgili ben tartışmak isterim. Kamuoyunda böyle bir sürecin oluşmamasını, tartışılmamasını konuşmak isterim. Planını da tartışmak isterim. Ben bunun İstanbulda büyük bir hata olacağını savunuyorum. Bize göre yanlış ve eksikliklerini görüşmek isterim dedi.

Erdoğandan randevu talep etti mi?


Erdoğandan bir randevu talebinde bulundunuz mu? sorusuna da İmamoğlu, Bulunmadım, çünkü bizi yeniden davet edeceklerini belirttiler. Komisyonlarla bir ortak çalışma masasıyla ilgili teşekkür ettim. Geçen hafta bir gazetede çağrının yapılacağı noktasında bir haber çıktı. Ama henüz bir çağrı yapılmadı dedi.

İmamoğlunun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Sayın Bahçeliye şifa dileklerimi iletiyorum. Program için teşekkür ediyorum. İstanbulla ilgili yaptıklarımızı anlatabiliriz diye umut ediyorum. Kamuoyunda duyulmak istenen ya da cevabı istenen elbette cevabı olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanının büyükşehir belediye başkanlarına yaptığı davet çok değerliydi. Bize özel bir pozisyon sağlandı değil. Devletin İstanbul gibi 30 büyük şehirle entegre çalışma arzusu elbette önemli. Oradaki maksimum diyalog Türkiyede ekonomiden demokrasiye varıncaya kadar hatta adalet duygusuna varıncaya kadar değerliydi. Ben orada CHPli belediye başkanı adına temennilerimi dile getirdim. Bir komisyon kurmak adına, 6 maddeydi. Daha sonra bütün belediyeler kendi illeriyle hususlara değindiler. Yanlış anlaşılmasın, hiçbir belediye başkanımın sorunlarını küçümsemek gibi asla bir niyetim olamaz. Sayın Cumhurbaşkanından Türkiyede en büyük kent olan, özel olarak kendilerine brif etmek, hem de neler beklediğimizi ifade etmek, elbette ki kendilerinin taleplerini de dinlemekti. Bu yönde talebim devam ediyor.

Randevu talebinde bulunmadım, çünkü bizi yeniden davet edeceklerini belirttiler. Komisyonlarla bir ortak çalışma masasıyla ilgili teşekkür ettim. Geçen hafta bir gazetede çağrının yapılacağı noktasında bir haber çıktı. Ama henüz bir çağrı yapılmadı.

Kanal İstanbul

Şantiyelerin İstanbul adına bir kısım fiziki riskleri var. Yarım kalan şantiyeler, kuyular. Duran yatırımlar, elbetteki deprem meselesi. Mülteci meselesi her ne kadar merkezi hükümetin meselesi gibi görünse de.

Her şeye rağmen İstanbulda belediye başkanlığı yapmış, yönetmiş birisiyle konuşmanın kolay olacağını düşünüyorum. Netice itibarıyla ne benim şahsi meselem ne de sayın Cumhurbaşkanı. İstanbulun çıkarına olan, geleceğe dair atılacak adımlar meselesi. İkna edilmesi gereken hususlar var mıdır? Bir iki husus vardır. Ters düştüğümüz belki tartışılması gereken bazı hususlar vardır. Ama güncel konularda ters düşeceğimizi sanmıyorum.

İki devlet bankasının çok radikal siyasi tavırla davranış biçiminin bu kadar netlikte sayın Cumhurbaşkanının önünde bir sephayla konulduğunu düşünmüyorum.

Hamidiye suları

Bunlar sayın Cumhurbaşkanının meseleleri olduğunu düşünmüyorum. Orada kraldan fazla kralcılık oynayan insanların meselesi. Vakıfbank, Halkbank kimin? Hepimizin. Orayı yöneten insanın kişisel iradeyle siyasi şov yapması düşünülebilir mi? Böyle bir tavırla durmanın kime ne faydası var? Kanal İstanbulla ilgili benim fikrimi herkes biliyor, üç aşağı beş yukarı. Bunu elbette tartışmak isterim. Bize göre yanlış ve eksikliklerini görüşmek isterim.

Bir şirkete verilmiş, kanal çizilmiş, onun etrafına havalimanı yerleştirilmiş. Bir şirket plan çalışabilir. Ama planın altlığı oluşurken hem dünya literatüründe hem de planlama meselesi açısından...

Ben Kanal İstanbulu İstanbulun doğasına aykırı buluyorum. Bunu bir program konuşabiliriz.

23 Haziranda normal bir şey yaşamadık

Seçim döneminde sayın Cumhurbaşkanımız bu yerel seçim öncesi bütün İstanbul sorunlarıyla tümünü muhatap kıldı. Ben ister istemez kendisini muhatap kıldım. Son toplantıda davet etti, 6 bakan belirledi, bir komisyon belirlendi. Ben orada çözümü bulursam, 6 bakanımızla İstanbulun sorunlarına yol bulursak dünyanın en mutlu insanı ben olurum.

Biz 31 Mart seçimlerini peşinde 23 Haziran seçimlerini yaşadık. 23 Haziranda normal bir şey yaşamadık ki. 6 Mayısta Sultanbeylide iftar yapıyordum, seçim iptal oldu.

Nerede bu insanlar, hani soruşturma, hani çalanlar, hani hırsızlar?

50 milyon liraya yakın İstanbul seçimiyle ilgili masraf yapıldı. Başka bir siyasi atmosfer oluştu. Biz kolay unutuyoruz. Nerede gerekçeyi gösterip, bu seçimin iptal edilmesini savunanlar. Yazık değil mi o insanlar? ben o insanlarla karşılaştım. Bir tanesi bana Başkanım kusura bakmayın, benim yüzümden seçim iptal oldu dedi. Kimsiniz dedim, Sandık kurulu başkanıyım dedi. Nerede bu insanlar, hani soruşturma, hani çalanlar, hani hırsızlar?

İştiraklerle ilgili herşeye rağmen, genelgenin engele rağmen, birtakım arkadaşların istifasıyla yürüyerek, liyakata dayalı arkadaşlarımızla yönettiğimiz zaman diliminde çok başarılı işler yaptım. 10 civarında iştirakimizden tüm anlamıyla brifingi alamadık ama 18inde bitirdik. Bir yandan yol yürüyoruz, birçok projenin altlığını oluşturduk. Gerçekten 2,5 ayda çok şey istenen belediye başkanıyım, bunun farkındayım. Biz 31 Martla seçilenlerle aynı dönem seçilmiş gibi bir muamele görüyoruz. Daha 50. günündeyiz.

Belediyenin borcu 30 milyar liranın üzerinde

Şu an Türkiyede her yönüyle ekonomi, sadece belediyelerin müteahhitlerle sorunu yok. Şu anda kamunun bütün birimlerinde, bakanlıklarda, harcaması olan bütün iştiraklerinde TOKİ vesaire gibi, bu anlamda sorun yaşamayan hiçbir kurum yok. Biz de onlardan biriyiz. Ama İstanbul bu konuda kapasitesi ve kabiliyeti en yüksek yerlerden biri. Elbette sıkıntılarımız var. Ama ilk mecliste bunu aştık. Borçlanmayla ilgili arkadaşlarımız belli dilimde bize borçlanma hakkını verdiler. Borçlanma şöyle bir şey değil, hakkımızı aldık, yarın gidip borçlanalım. Muazzam bir takvimi yönetiyoruz. Biz bütçeyi 3 milyar liraya yakın aşağıya çektik. 8 milyarlara kadar yaptığımız tasarruflarla indirdiğimizi düşünüyoruz. Kamulaştırmayla ilgili büyükşehirin politikaların doğru yürümediğini tespit ettik. Biz şu anda mali durumda en önemli gördüğümüz meselelerin başında yürümeyen metro hatları. Göztepe-Ümraniye ile ilgili protokol yaptık. Yaklaşık iştirak şirketlerinde, ihaleye giremeyen iştirak şirketlerimiz, vergi ve SGK borçları var. Sadece büyükşehir belediyesiyle ilgili iştiraklerin 750 milyon liraya ulaşan vergi ve SGK borçlarını ödemeye başladık. Son 5 yılın bize bıraktığı vergi borçları, ihalesi yapılamayan büyük işler. Bunların çözümünü bulmamız aslında hem sayın Cumhurbaşkanının, sistem olarak aynı zamanda AK Parti Genel Başkanının mesul olduğundan bahsediyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin borcu 30 milyar üzerinde. Şu an cari borç 30 milyar liranın üzerinde.

1 milyar liraya yakın vergi borcunu ödemek zorunda kaldık. İştiraklere ödemek zorunda kaldığımız bu rakam aslında büyükşehir belediyesinin borcu değil.

Ulaşımı çözeceğim, iki yılda çözeceğim aldatıcı olur. Biz büyükşehir belediyesinin yönetimine idari ve mali sistem getiriyoruz. Vatandaş benim paramla ne yapıyorsun diyor.

Cumhurbaşkanı kırdın sandalyeyi, israf yaptın dedi; ben kendisinden geçmiş olsun beklerdim

Benim için birkaç yorum yaptılar, kırık sandalyeli diye. Ben oturdum, daha sonra sayın Cumhurbaşkanı konuştu. Ardından basın dışarı çıkarıldı, ilk konuşmamı yaptım. Diğer konuşmalara geçiş esnasında bu olay oldu. Otururken sandalye kırıldı. Arka şeyleri.

Hemen ayağa kalktım, sayın Büyükerşeni tutmak istedim, baktım onu da çekeceğim, vazgeçtim. Sayın Cumhurbaşkanı tam o esnada kırdın sandalyeyi, israf yaptın dedi. Ben kendisinden geçmiş olsun beklerdim. Devri sabık yaratma başka bir psikoloji. Bakın anlatıyorum. Milyonlarca liralık tedbirden bahsediyorum. Aldığımız tasarruf tedbirleri iki üç kalemde İstanbul Büyükşehir Belediyesini rahatlatmış bir belediye başkanıyım. Sadece 5 alanda İstanbula yaklaşık 6,5 milyon metre kare yeşil alan katacağız.

Son güncelleme: 22:12 23.09.2019
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı