• Turkhane Logo

Seçimler sonrası DİTİB ve Ülkücüler tartışmaların odağında

Almanya'da Erdoğan taraftarlarının seçim gecesi sokaklara dökülmesi, Türkiye kökenlilerin Almanya'ya uyumunu tartışmaya açtı. Çifte vatandaşlığın kolaylaştırılması planı da eleştirinin hedefinde.

15:40 31 Mayıs 2023 Çarşamba
Seçimler sonrası DİTİB ve Ülkücüler tartışmaların odağında
Almanya'da Erdoğan taraftarlarının seçim gecesi sokaklara dökülmesi, Türkiye kökenlilerin Almanya'ya uyumunu tartışmaya açtı. Çifte vatandaşlığın kolaylaştırılması planı da eleştirinin hedefinde.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın kazanmasının ardından Almanyanın birçok kentinde Erdoğan taraftarları sokaklara çıktı. Seçim gecesi başkent Berlin, Duisburg, Hamburg, Frankfurt, Ulm, Mainz, Saarbrücken, Stuttgart, Münih, Köln ve Hof gibi kentlerde kutlama yapmak isteyen Erdoğan destekçileri, araçlarıyla uzun konyovlar oluşturdu ve meydanlarda sloganlar attı. Mannheim ve Stuttgartta gerilimler yaşandığı ve yaralananlar olduğu, sorumlu savcılıkların taşkınlıklarla ilgili soruşturma başlattığı bildirildi. Havai fişek ve benzeri yanıcı maddelerin kullanılması ve trafikte sorunlar yaşanması nedeniyle çok sayıda ceza kesildiği de basına yansıdı. Sadece Münihte Pazar gecesi bu şekilde 94 suçun kayda geçtiği belirtiliyor.   
Almanyada yapılan bu kutlamalar ülkedeki Türkiye kökenlileri yeniden gündemin ana konularından biri haline getirdi. Almanya Gıda ve Tarım Bakanı Cem Özdemir, gürültülü kutlamalarını ürkütücü bir sinyal diye niteledi ve Kendileri liberal bir demokrasinin nimetlerinin tadını çıkarırken ülkeyi bir nevi açık cezaevine çeviren biri seçildi diye kornalara basarak kutlama yapıyorlar diyerek Erdoğan taraftarlarını eleştirdi. Özdemir, genç insanların, Erdoğanın zaferini sorgulamaksızın bu şekilde kutlamalar yapabilmesinin aynı zamanda içinde yaşandıkları liberal demokratik sistemin ve Almanyadaki ortak yaşamın reddi anlamına geldiğini söyledi.
Liberal bir yapılanma olan Almanya Türk Toplumu adlı derneğin Eş Genel Başkanı Gökay Sofuoğlu ise seçme hakkının en önemli özgürlüklerden biri olduğunu vurgulayarak yaşananlar nedeniyle Erdoğanı seçenlere yönelik eleştirilerin bir karalama kampanyasına dönüşmemesi konusunda uyardı. DW Türkçeye konuşan Sofuoğlu, Türkiye kökenliler hazır bu kadar politize olmuşken onları Almanya siyaseti için kazanmanın Almanyadaki politikacılara düşen bir görev olduğunu ifade etti.
Özdemir: Çoğulcu demokrasinin reddi
Bakan Özdemir, seçimler sonrasında sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Almanyadaki AKP taraftarlarının araç konvoylarıyla yaptığı kutlamaların zararsız eğlenceler olmadığını vurgulayarak bu sonucun kendi başarısızlıkları olduğu özeleştirisini de yapmıştı. Özdemir, devamında da Ankaradan Almanyaya yollanan imamlar üzerinden daha da çokmilliyetçilik ve aşırılık yayılmasına hazır mıyız? sorusunu yöneltmişti.
Özdemirin bu paylaşımı, Türkiyeden Almanyaya devlet memuru olarak gönderilen ve maaşını Diyanetten alan imamların Türkiye kökenliler üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıdı. Tartışmalara yol açan bu uyarısına ilişkin Deutschlandfunk radyosunun sorularını yanıtlayan Özdemir, Türkiyenin uzun yıllardır yurt dışında yaşayanlara yönelik aktif bir politika izlediğini, bunun Erdoğandan önce başladığını, ancak Erdoğan döneminde yoğunlaştığını söyledi. Özdemir, Almanyadaki Müslüman çatı kuruluşlarının giderek artan şekilde geldikleri ülkenin politik yönelimi ile hareket ettiğini, ileride gelecek din görevlilerin de daha milliyetçi olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu belirtti.
DİTİBten seçmen taşıdığı suçlamalarına cevap
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının oy kullanma hakkına kavuşmasıyla birlikte Almanyada başta Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) olmak üzere pek çok Türkiye bağlantılı kuruluş seçimlerde hükümet için çalıştıkları eleştirisiyle karşı karşıya. DİTİBin seçim sandıklarının bulunduğu yerlere araçlarla seçmen taşıdığı, imamların AKP veya MHP propagandası yaptığı iddiaları bu seçimlerde de gündeme geldi. Pek çok AKPli vekilin cami derneklerinde iftar buluşması adı altında seçim propagandası yaptığı da kamuoyuna yansıdı.
Binden fazla cami derneği bulunan DİTİBise Pazartesi günü yaptığı açıklamada bu yöndeki suçlamaları reddetti. Partiler için reklam yapma veya siyasi hedefler gütmeyi redden ilkeleri olduğunu belirten DİTİB, partiler ya da destekçilerinin, seçmenlerin oy kullanmaya götürülmesi için buluşma yeri olarak camilerin önünü veya yakınındaki bir yeri toplanma noktası olarak vermesinin kendilerinin desteklediği anlamına gelmeyeceğini savundu. DİTİB, kamuya açık alan olan sokaklardaki buluşmaları yasaklayamayacağını, zira caddelerde yetkinin belediyede olduğunu kaydetti.
Geçen aylarda AKPli vekil ve bazı belediye başkanlarının Almanyadaki derneklere ve camilere düzenledikleri ziyaretler ve bu ziyaretlerde AKPnin Türkiye Yüzyılı sloganının kullanılması hem Türk yetkililerin seçim etkinliği düzenlemesine ilişkin yönetmelikleri, hem de camilerin bu amaçla kullanılmasını yine tartışmaya açmıştı.
Ocak ayında partinin Nevşehir Milletvekili Mustafa Açıkgözün Neuss kentindeki bir camide yaptığı konuşmadan kısa bir kesit kamuoyuna yansımış, Yunus Emre Camisi toplantı salonunda yapılan bu konuşmanın seçim amaçlı olduğu anlaşılmıştı. Bu konuşmasında tehdit içeren sözleri Almanyada yoğun tepki çekmişti .Düsseldorf Savcılığı da soruşturma başlatmıştı..



Son güncelleme: 15:40 31.05.2023
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı