• Turkhane Logo

Kız Çocukları Davası’nda karar yerine ara karar; Eylül’e ertelendi

14:50 18 July 2025 Friday
Kız Çocukları Davası’nda karar yerine ara karar; Eylül’e ertelendi





Kamuoyunda “Kız Çocukları Davası” olarak bilinen ve 41 kişinin yargılandığı davada mahkeme, karar yerine ara karar açıkladı.



İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü duruşmasında adli kontrol tedbirlerinin devamına, savunması eksik sanıklara son kez süre verilmesine karar verildi.



Davaya 18 Eylül’de devam edilecek.



Ne olmuştu?



Dava, 7 Mayıs 2024 tarihinde İstanbul’da düzenlenen bir operasyonla başladı. Operasyonda, yaşları 13 ile 17 arasında değişen lise öğrencileri ve bazı üniversite öğrencilerinin de aralarında bulunduğu 41 kişi gözaltına alındı.



İddianamede, sanıkların birlikte ders çalışması, öğrenci evi kiralamaları, sinemaya ve bowlinge gitmeleri, Yemek Sepeti gibi uygulamalardan toplu yemek siparişi vermeleri, piknik yapmaları ve Marmara Park AVM’de buluşmaları “örgütsel faaliyet” olarak değerlendirildi. Bu suçlamalar, kamuoyunda ciddi eleştirilere yol açtı.



“Günlük hayat suç sayıldı” eleştirisi



Sanıklardan bazılarının avukatı olan Lale Demirkazan, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, müvekkillerinin suçlanma gerekçelerine dikkat çekti. Demirkazan, “Suçları (!) KHK’lı ebeveynlerin çocukları olmak, çok başarılı olmak, öğrenci evi tutmak, bowling oynamak, sinemaya gitmek, online yemek siparişi vermek, evde ders çalışmak, namaz kılmak, Kuran okumak olan kız öğrencilerle annelerinin yargılandığı #KızÇocuklarıDavası’nda karar duruşması birazdan başlayacak…” ifadelerini kullandı.



Tepkiler artıyor



Davada ileri sürülen delillerin büyük ölçüde öğrencilerin günlük sosyal yaşamlarına dayandığı görülüyor. Hukukçular ve insan hakları savunucuları, bu tür faaliyetlerin kriminalize edilmesini “orantısız” ve “hukuki zeminden yoksun” olarak değerlendiriyor.



Ceza Hukuku Profesörü İzzet Özgenç, 20 Mayıs’ta Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi adına ilgili mercilere sunduğü mütalaasında şu tespitlere yer vermişti:




“İncelememe tevdi edilen dosyada, sanığın ve iletişimde bulunduğu — bir kısmı çocuk olan — diğer kişilerin herhangi bir suç işlediğine ya da terör örgütüne yardım ettiğine dair hiçbir somut bulgu bulunmamaktadır.



Varsayım olarak anne veya babalarının terör örgütü üyesi olduğu kabul edilse bile, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine açıkça aykırı şekilde, bireylerin yalnızca sosyal ilişkilerinden hareketle ‘terör örgütü üyeliği’ ile suçlanmaları hukuken mümkün değildir.”




Son güncelleme: 14:50 18.07.2025
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı