Bolu Belediyesi’ne yönelik “irtikap” operasyonunda gözaltına alınan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi adliyeye sevk edildi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve 12 kişi, geçtiğimiz cumartesi günü gözaltına alınmıştı.
Gözaltına alınanların jandarmadaki işlemleri tamamlandı. 13 kişi, Bolu Adliyesi’ne sevk edildi.
Şüphelilerin savcılıktaki ifade işlemleri tamamlandı.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız, tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.
Başarır’dan tepki
Süreci takip etmek üzere Bolu Adliyesi önüne giden CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Tanju Özcan hakkındaki tutuklama talebine tepki gösterdi. Adliye önünde yaptığı basın açıklamasında, soruşturmanın hiçbir somut delile dayanmadığını ve “algı operasyonu” yürütüldüğünü savunan Başarır, sevk saatinin bilinçli seçildiğini söyleyerek, “Saat beşe bir kala sevk yapılıyor ki sorgu hâkimi değişmesin. Buradan yargıya sesleniyorum; sarayı değil, vicdanınızı dinleyin,” dedi. Dosyadaki iddiaların burs yardımları üzerinden şekillendirilmesine de değinen Başarır, Yargıtay’ın benzer konulardaki emsal kararlarını hatırlatarak, yapılan işlemin hukuki değil siyasi bir müdahale olduğunu ve Bolu halkının iradesinin gasp edilmek istendiğini vurguladı.
Başarır, şunları kaydetti:
“Böyle bir dosyada, öğrencilere burs veren ve şikayetçi olmayan sonra ifadesini değiştiren birkaç şirketin beyanıyla nasıl bunları yapabiliyorsunuz? Soruyorum, madem aylar önce böyle bir iddia vardı, bu şirketler neden suç duyurusunda bulunmadı? Önce verdikleri ifadeleri neden değiştirdiler? Vakıfa verilen yardımlar ve bağışlar nereye gitti? Bolu’da okuyan lise ve üniversite öğrencilerine gitti. Dün gözaltına alındı, bugün insanlara burs yattı. O yüzden buradan sesleniyoruz, sarayı dinlemeyin, siyaset kurumunun baskısından çıkın. Dosyaya bakın, vicdanınızı dinleyin. Edep diyorum artık, yeter. İstanbul’da, Adana’da, Bolu’da yaşananlar… Bu dosyadaki durum her şeyi anlatıyor. Eğer sevk işlemleri beşe bir kala yapılıyorsa, çok değerli Sulh Ceza Hakimi, ne olur adliyeyi, yargıyı ve o adalet terazisini töhmet altında bırakma. Biz seni etkilemek için burada değiliz, doğru bir karar vermen için buradayız. Biz, millet iradesine sahip çıkmak için buradayız. Biz Bolu halkı için buradayız.
86 milyona sesleniyoruz: Millet iradesi, ‘yargı’ kılıfı adı altında gasbediliyor. Bunu herkes görüyor. Dün jandarmadaki görevliler de gördü, diğer kamu görevlileri de gördü, avukatlarımız gördü, baro gördü. Baroda bize oy veren ya da vermeyen tüm meslektaşlarımız, çok kıymetli avukatlar ‘Böyle bir şey olur mu?’ diyor. Üç dönem milletvekilliği yapan, iki dönem Bolu’da açık ara farkla kazanan bir belediye başkanını iftira ve algıyla, delilsiz şekilde nasıl tutuklamaya sevk ediyorsunuz? Bu sevk belki Saraya zevk verebilir; ancak günün birinde hepiniz tarih önünde ve vicdanlarda hesap vereceksiniz. Bolu Adliyesi’nden sesleniyoruz: Adalet diyoruz, adalet diye haykırıyoruz. Bu ülkenin insanının, belediye başkanının, halkının; ekmek kadar, su kadar ihtiyaç duyduğu şey adalettir. Adalet, adalet, adalet.”







