MetroPOLL’ün yaptığı araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek düzeyde tükenmişlik yaşarken, her iki kişiden biri son bir yılda psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti.
MetroPOLL Araştırma’nın 2025 yılı sonu verileriyle hazırladığı “Toplumsal Tükenmişlik ve Güven” raporu, Türkiye’nin ağır bir duygusal yorgunluktan geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek veya çok yüksek tükenmişlik yaşıyor. Ankete katılanların yarısı “hiçbir yere güvenmeyenler” sınıfında yer alırken, özellikle gençler arasında ülkeden gitme isteği ana akım bir düşünceye dönüşmüş durumda.
Türkiye’nin Nabzı Aralık 2025 Toplumsal Tükenmişlik ve Güven özel dosyası yayında.
https://t.co/pmmhm96FDp pic.twitter.com/Tbenfk89yo— MetroPOLL Araştırma (@metropoll) January 14, 2026
Toplumda Yüksek Tükenmişlik Hakim
Türkiye toplumunun psikolojik dayanıklılığı mercek altına alındı. MetroPOLL Araştırma’nın “Türkiye’nin Nabzı Aralık 2025” çalışması kapsamında hazırladığı rapor, ekonomik verilerin ötesinde şekillenen “duygu iklimini” gözler önüne serdi.
Raporun en çarpıcı çıktısı, Türkiye’nin 100 üzerinden 59 puanla “yüksek tükenmişlik” bandında yer alması oldu. Araştırmaya katılanların yüzde 61’i, günlük yaşamını belirgin bir duygusal yorgunluk, gündem baskısı ve gelecek kaygısı ile sürdürdüğünü belirtti.
Gündemi Takip Etmek Bunaltıyor
Tükenmişliğin en yoğun hissedildiği kesimler ise kadınlar, gençler, işsizler ve öğrenciler olarak sıralandı. Kadınların üçte ikisinin (%66) yüksek tükenmişlik yaşaması, iş ve bakım yükünün oluşturduğu baskının bir göstergesi olarak yorumlandı.
Vatandaşların haberlerle kurduğu ilişki de raporda dikkat çeken bir diğer başlık oldu. Her iki kişiden biri (%55), ülke gündemini takip etmenin kendisini “fazla” ya da “çok fazla” bunalttığını ifade etti.
Psikolojik Desteğe İhtiyaç Arttı
Toplumdaki ağır tablonun bir sonucu olarak, son bir yıl içinde her iki kişiden biri (%44,3) psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. Ancak bu ihtiyacın karşılanmasında profesyonel kanallar zayıf kaldı. Zor zamanlarda vatandaşların yüzde 70’i ailesine sığınırken, psikolog veya psikiyatriste başvuranların oranı sadece yüzde 2’de kaldı.
Araştırma, Türkiye’deki “güven haritasını” da çıkardı. Sonuçlara göre toplum, yakın çevresine (aile/arkadaş) orta düzeyde güvenirken (50 puan), tanımadığı kişilere neredeyse hiç güvenmiyor (18 puan). Kurumlara güven ise 39 puanla sınırlı kaldı.
Gençler Ülkeden Gitmek İstiyor
Aidiyet ve göç konusundaki veriler ise beyin göçü tehlikesini doğruladı. Genel nüfusun üçte ikisi Türkiye’de yaşamayı tercih etse de, 18-34 yaş grubunda durum kritik. Gençler ve eğitimli kesimde “Fırsat olsa başka ülkede yaşamak isterim” diyenlerin oranı, ülkede kalmak isteyenlerle neredeyse başa baş noktasına geldi. Rapor, bu grupta gitme isteğinin artık marjinal bir düşünce değil, “ana akım bir seçenek” olduğunu vurguluyor.







