• Turkhane Logo

Özgür Özel’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Trump soruları: “Bu ülkeyi ben yönetiyorum diyemedin mi?”

16:25 06 January 2026 Tuesday
Özgür Özel’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Trump soruları: “Bu ülkeyi ben yönetiyorum diyemedin mi?”





Özgür Özel, Trump’ın Maduro’yu ABD’ye kaçırmasına sessiz kaldığını belirtip Erdoğan’a seslendi. Maduro’nun Türkiye’ye götürülme teklifinin ifşa olması hakkında da Özel, “Trump, ‘Türkiye’ye götüreyim’ dediğinde haberin var mıydı? ‘Olur’ dedin mi? Demedin mi ‘Bu ülkeyi ben mi yönetiyorum sen mi’? Diyemedin mi, diyemeyecek misin?” dedi.



CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu esir almasına sert tepki gösterdi. Özel, yaşananlara ilişkin şu ifadeleri kullandı:



“Dünya günlerdir Venezuela meselesini konuşuyor. Trump yönetimi uluslararası hukuku, Birleşmiş Milletler şartını hiçe sayarak bir başka ülkeye tek başına gitti, askeri müdahalede bulundu. Maduro yatak odasında uyurken eşinden birlikte ve kötü muameleyle gözaltına alındı, sürüklenerek, paketlenerek kaçırıldı ve Amerika Birleşik Devletleri’ne götürüldü. Bir devletin başkanı dün bir arabanın arkasında sokak sokak New York sokaklarında dolaştırılarak teşhir edildi. Bir ülkenin onuruyla, gururuyla oynandı.”









Özel, bu müdahalenin yalnızca Venezuela’yı değil tüm dünya sistemini tehdit ettiğini vurguladı:



“Tüm dünya düzenini tehdit eden bir haydutluğun maalesef tam ortasındayız. Daha sözün en başından söylüyorum: Dünya bu haydutluğa karşı ortak bir tavır almak durumundadır. Bu çıldırmışlık haline karşı durulmalıdır. Dünya şimdi susarsa, daha sonra dünya savaşlarından sonra dizini dövdüğü gibi dizini dövecektir”



Trump’ın uygulamalarına karşı Birleşmiş Milletler (BM) sisteminin savunulması gerektiğini vurgulayan Özel, şöyle konuştu:



“Trump düzeni Amerika’nın düzeni, dünyanın düzeni olamaz. Birleşmiş Milletler sistemi yok sayılamaz. Birleşmiş Milletler niye var? Ne zaman kuruldu? İçindeyiz. 51 ülke, Birleşmiş Milletleri 2. Dünya Savaşı’ndan sonra 3. Dünya Savaşı olmasın, bir daha dünya savaşları olmasın diye kurdu. Anlaşmazlık hep beraber görüşülsün. Bir müdahale, uyarı, müdahale yapılacaksa hep birlikte yapılsın. Bir devlet bir başka devletin iç işlerine karışmasın. Bir devlet bir başka devletin toprak bütünlüğüne göz koymasın, işgal edemesin, yönetimine karışamasın. O ülkeyi, o ülkedekilerin istedikleri yönetsin diye ve sınırlar artık korunsun, sınırlar dünyada değişmesin diye kuruldu.”



“BU HAYDUTLUĞA SESSİZ KALMAYACAĞIZ”



CHP’nin dünya sosyal demokrat hareketi içinde oynadığı role de dikkat çeken Özel, şöyle devam etti:



“Ayıptır söylemesi, nasip oldu, Cumhuriyet Halk Partisi son seçimlerde aldığı oy oranıyla yüzde 38’lik oy oranıyla dünyada en yüksek oya sahip Sol Sosyal Demokrat Partidir. Ayıptır söylemesi dünyada nüfus üzerinde yüzde 65’le en fazla belediye bölgesini yönetmeye görev almış partidir. Avrupa’nın, dünyanın bütün Sol Sosyal Demokrat partilerinin gözünü döndüğü, Avrupa’da aşırı sağ yükselirken Türkiye’de sol nasıl yükseliyor diye mücadelesini ve siyasetini irdelediği partidir.”



Bu haydutluğa karşı sessiz kalmayacağız. Kalmamalıyız. Bu, Maduro’nun geçmiş yönetimini savunma anlamına gelmez. Maduro kendi ülkesinde adil olmayan seçimler yapan, kendi halkına adaletsiz davranan, 20.000’den fazla muhalifin cezaevlerinde tutulduğu ve kendi ülkesinde adil siyasi bir rekabeti ortadan kaldıran, dünya sisteminin eleştirdiği bir liderdi. Maduro, dünyanın kurumlarını, kurallarını önemseyen ve merkeze alan yapısıyla uyarılmalı, eleştirilmeli, demokrasiye davet edilmeli, kurallar dâhilinde zorlanmalı; ne yapılacaksa da Birleşmiş Milletler çatısı altında yapılmalıydı”



Özel, Erdoğan’ın geçmişte Maduro’yla yakın ilişkisini hatırlatarak şu sözleri sarf etti:



“O günlerde Maduro haksızlıklar yaparken Sayın Erdoğan ‘canım kardeşim’ diyordu. Sırtını sıvazlıyordu.”



ÖZEL’DEN ERDOĞAN’A TRUMP VE MADURO SORULARI



Özgür Özel, konuşmasının en sert bölümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan hitap etti.



ABD Senatörü Graham’ın Trump’ın yanında Maduro’ya Türkiye’ye gitmesi için teklifte bulunduklarını itiraf etmesini hatırlatan Özel, şu soruları yöneltti:



“Trump’ın yanında senatör söylüyor, Trump da kafa sallıyor. ‘Maduro’ya bir çıkış yolu verdik. Türkiye’ye git’ dedi Trump diyor. Trump da böyle yapıyor, ‘Gitmedi’ diyor. Şimdi New York’ta diyor. Trump Türkiye’ye git derken Erdoğan’a, ‘Maduro kabul ederse onu Türkiye’ye yollayayım. Onu burada bakar mısın?’ diye sordu mu, sormadı mı? Sen bunu biliyor muydun? Bilmiyor muydun?



Eğer biliyorsun da olur dediysen buna nasıl olur dedin? Niye olur dedin? Demedin mi ya kardeşim, Maduro benim seçilmiş bir adam.



Orada duruyor. Dik dur eğilme kardeşi seninle diyordum ona. Nasıl ‘Paketleyin, getirin biz burada bakarız’ diyorsun? Ne dedin ona? Çorum’da bir yer ayarlarız. Çorum’u iyi biliyor. Bir bağlantısı var. Çorum’da bir çiftlikte oturturuz mu dedin Maduro’yu? Yok, demediyse, bilmiyorsan, bilmiyorsan ‘bilmiyorum’ de. O zaman Trump’a dönüp de:



‘Sen kim oluyorsun da benim memleketime, benim egemenliğimde olan birisine, kendince başka ülkeden birini alıp getirip yerleştiriyorsun. (Trump’a) Bu ülkeyi ben mi yönetiyorum sen mi yönetiyorsun?’ Diyemedin mi? Diyemeyecek misin?”



Erdoğan ile Trump arasında gizli bir anlaşma mı olduğunu sorgulayan Özel, dikkat çekici sorular yöneltti:



“Aranızda nasıl bir ilişki? Onunla aranızda nasıl bir taahhütname, nasıl bir akit var ki 200 ülke arasında Türkiye geliyor aklına, ‘Maduro’yu hapse koymayın, Türkiye’ye koyayım’ diye. Ya Maduro’nun Türkiye açısından bir özel önemi var. Böyle bir peynir ticareti falan yapıyordunuz, gemilerle peynir geliyordu. Peynir parasının üç katı navlun ödeniyordu. Türkiye’de 116 çeşit peynir var. İskenderun limanında gemiler, Venezuela’dan gelen yakalanıyordu, sahibi yok. Maduro’nun altınları oralarda buralarda. Ya Maduro için özel bir yer burası. Ya Trump’la aranızda özel bir akit var”



Özel, Erdoğan’ın Trump’a karşı “müessif hadise” diyerek geçiştirmesine tepki gösterdi:



“Sayın Erdoğan susarak mış gibi yaparak müessif bir hadise diye yalandan Trump’ı üzdün beni müessif bir hadise yarattın diyerek bu işin içinden çıkamazsın. Şimdi işin en trajikomik yanına geliyorum. Dün şimdi bu işin içinden çıkacak ya. Aklı sıra Cumhuriyet Halk Partisi’nin dış politikada çelişkileri varmış. Dış politikayı biz yönetiyoruz da çelişkileri var. Ben kendi bakanına soruyorum. Diyorum ki Sayın bakan çok zikzak yapıyorsunuz diyorum. Diyor ki dış politika böyle dümdüz giderse mayına basarsın. Ondan zikzak yapıyoruz diyor. Böyle pişkin…”

Son güncelleme: 16:25 06.01.2026
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı