DEM Parti Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, kamuoyunda “Maydonoz Döner Operasyonları” olarak bilinen soruşturma kapsamında yaşanan tutukluluk süreçlerine sert tepki gösterdi. Gergerlioğlu, İzmir Buca Kırıklar Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mehmet Yıldırım’ın ailesinin başvurusu üzerinden Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulundu.
MAYDONOZ DÖNER OPERASYONLARI: “İDDİANAME YOK, AİLE DAĞILDI”
Bize yapılan başvurulardan biri:
Mehmet Yıldırım, 21 Şubat 2025’te İzmir Buca Kırıklar Cezaevi’ne konularak tutuklanıyor. @adalet_bakanlik pic.twitter.com/e8g76bL7kI— Ömer Faruk Gergerlioğlu (@gergerliogluof) January 8, 2026
“Sadece Bayilik Aldıkları İçin Tutuklandılar”
Gergerlioğlu’nun paylaştığı bilgilere göre; Mehmet Yıldırım, 21 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilen operasyon kapsamında İzmir’de tutuklandı. Yıldırım’ın ailesi, tek suçlarının ticari amaçla “Maydonoz Döner” bayiliği (franchise) almak olduğunu, ancak bu yatırımın bedelini özgürlükleriyle ödediklerini iddia ediyor.
Operasyonun Arka Planı ve Mağduriyet İddiaları
İçişleri Bakanlığı tarafından “Kıskaç-40” adı altında başlatılan operasyonlarda, döner zincirinin “Referans Temelli Büyüme” (RTB) sistemiyle örgütsel finansman sağladığı ileri sürülmüştü. Ancak Gergerlioğlu, yargılama sürecindeki aksaklıklara dikkat çekerek şu noktaları vurguladı:
İddianame Belirsizliği: Yaklaşık bir yıldır süren tutukluluk haline rağmen henüz resmi bir iddianamenin hazırlanmadığı belirtiliyor.
Tahliye Dengesi: Dosya kapsamındaki 46 tutukludan 35’inin tahliye edildiği, ancak Mehmet Yıldırım gibi bazı isimlerin benzer delil durumuna rağmen hala cezaevinde tutulduğu ifade ediliyor.
İnsani Durum: Yıldırım’ın eşi, küçük bir bebekleriyle birlikte perişan olduklarını belirterek, “Dosyada suç unsuru yok, ailemiz dağıldı” diyerek yardım istedi.
Bakanlığa ve Uluslararası Kurumlara Çağrı
Gergerlioğlu, sosyal medya üzerinden Adalet Bakanlığı’nı etiketleyerek yaptığı açıklamada, hukuki sürecin şeffaf ve hızlı yürütülmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca konunun Avrupa Konseyi gibi uluslararası mercilerin de takibinde olması gerektiğini ima ederek, “Hukuksuzluklara son verilmeli” mesajını verdi.







