• Turkhane Logo

Kartalkaya’daki yangın faciasının birinci yıl dönümü: Yasımızı yaşamak yerine hâlâ dosyaların peşindeyim; b

11:00 21 January 2026 Wednesday
Kartalkaya’daki yangın faciasının birinci yıl dönümü: Yasımızı yaşamak yerine hâlâ dosyaların peşindeyim; b





Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de çıkan 36’sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği yangının birinci yıldönümünde yakınları için adalet arayanlar konuştu. Yangında oğlu Ömür Kotan’ı kaybeden Zeynep Kotan, “Cezaların indirilmesini talep ediyorlar, biz bunu talep etmiyoruz. Sorumlu yönetim kadrolarının yeterli cezayı alması gerekiyor. Delil karartma şüpheleri var İddianame düzenlemedi. Oğlumun dosyası savcılıkta duruyor, kalem bile oynamıyor. Bir yıl oldu bugün; yasımızı yaşamak yerine hâlâ dosyaların peşindeyim. Bu devletin bize borcu var” dedi.



Türkiye, 2025 yılının ilk ayında, Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Oteli’nde meydana gelen yangınla sarsıldı, 34’ü çocuk, 78 kişinin öldüğü, 133 kişinin yaralandığı Türkiye’yi yasa boğan otel yangını, dünya tarihinde en fazla can kaybının yaşandığı otel yangınlarından biri olarak kayıtlara geçti. Okulların yarı yıl tatili sırasında, 21 Ocak 2025’te yaşanan facia sonrası sorumluların tespiti tartışmaları yaşandı, otel sahibi ve çalışanlarının yargılandığı 7 Temmuz’da başlayan davada, 31 Ekim’de karar çıktı. Mahkeme, otelin sahibi Halit Ergül’ün de aralarında olduğu 11 sanığa, yangında hayatını kaybeden 34 çocuk yönünden 34’er kez müebbet, 44 yetişkin yönünden de 44’er kez 24 yıl 11’er ay hapis cezası verdi. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı ise aralarında otel sahibi Halit Ergül’ün eşi Emine Murtezaoğlu ve kızları Ceyda Hacıbekiroğlu ile Elif Aras, otel müdürü Zeki Yılmaz ve Bolu İl Özel İdaresi’nde görevli sanıkların cezasını fazla bularak kararı istinafa taşıdı.



Nefes’in haberine göre; Kartalkaya’daki faciada yakınlarını kaybeden aileler, adalet arayışı sürdürdüklerini belirtti.



“Ağlamak lüks oldu”



Yangında oğlu Ömür Kotan’ı kaybeden Zeynep Kotan, “Cezaların indirilmesini talep ediyorlar, biz bunu talep etmiyoruz. Sorumlu yönetim kadrolarının yeterli cezayı alması gerekiyor” dedi.



Bakanlıkların sorumluluğuna da işaret eden Kotan, “Delil karartma şüpheleri var İddianame düzenlemedi. Oğlumun dosyası savcılıkta duruyor, kalem bile oynamıyor. Bir yıl oldu bugün; yasımızı yaşamak yerine hâlâ dosyaların peşindeyim. Bu devletin bize borcu var. Artık bu insanların yargılanmış, cezalarını almış olmasını istiyoruz. Benim yasımı yaşamam lazımdı ama yaşayamıyorum. Artık ağlayamıyorum, ağlamak bile lüks. Her sabah o otel odasının koridorlarındayım. Bu kin ya da intikam meselesi değil; adaleti sağlamazsanız yaşayamazsınız” diye konuştu.



“Mezarlarını ellerimle yaptım”



Yangında annesi Gülçin Akişli, ağabeyi Şenol Akişli ve yeğeni Mina’yı kaybeden, facianın ardından babası Cevat Akişli’yi de üzüntüden yitiren Oktay Akişli de adalet sürecinin ağır ilerlediğini anlattı.



Ekim ayında sonuçlanan davanın istinafta olduğunu söyleyen Akişli, “Babam kalp krizi geçirdi, üzüntüden hayatını kaybetti. Mezarlarını kendi ellerimle yaptım. Gassal oldum, ailemi toprağa verdim. Metanetli olmak zorundaydım” dedi.



Bir yılının nasıl geçtiğini bilmediğini ifade eden Akişli, “Ailemden bana üç köpek kaldı; Miço, Tarçın ve Yumak. Onlar ailemden kalan tek parça. Annemi kaybetmedim, sırdaşımı, yoldaşımı kaybettim” ifadelerini kullandı.



Yangından sağ kurtulan ancak kardeşi Özüm Karataşlı’yı kaybeden Müge Karataşlı da ihmaller zincirine dikkati çekti. “O gün sekizinci katta mahsur kaldık. Herhangi bir alarm sistemi yoktu” diyen Karataşlı, kardeşinin asansörle lobi katına indiğini, kapıya birkaç adım kala yere yığılıp hayatını kaybettiğini söyledi.



Karataşlı, “O gün yaklaştıkça kabuslar görmeye başlıyorum. Annemle uyuyorum, sıçrayarak uyanıyorum. Bizi ancak adalet iyileştirir. Bir anne ‘Bizi hiçbir psikiyatr adalet haricinde tedavi edemez’ demişti. Çok haklıydı” dedi.

Son güncelleme: 11:00 21.01.2026
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı