CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu. İktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreci ikbali için araçsallaştırdığını söyleyen İmamoğlu, her şeye rağmen terörü geride bırakmak ve Kürt meselesini çözmek için sürecin yanında olduklarını söyledi. “Bu kadar önemli bir meseleyi iktidarın keyfine ve kısa vadeli hesaplarına bırakamayız” diyen İmamoğlu, “Bu işleri seçim hesapları için, anayasayı değiştirip aday olabilmek için kullanmak istediklerinin farkındayız. Ancak herkes müsterih olsun. Ülkenin selametine, milletin hayrına olmayan hiçbir işi desteklemeyiz” dedi.
AKP’ye uyarı: Taht kavgası için ülkeye zarar vermeye kalkarlarsa karşılarında bizi bulurlar!
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ardından AKP’de cumhurbaşkanı adayının kim olacağına ilişkin kulisler kamuoyuna yansırken, İmamoğlu’ndan dikkati çeken bir açıklama geldi. “Biz rakip tercih etmeyiz” diyen İmamoğlu, “Fakat ‘taht kavgası’ için ülkeye zarar vermeye kalkarlarsa her daim karşılarında bizi bulacaklarından kimsenin şüphesi olmasın. Bu devletin bir kez daha fetret devrini yaşamasına müsaade etmeyeceğimizi herkes bilsin” diye uyardı.
“Derdimiz kimseye ayrıcalık vermek değil”
Cumhuriyet’ten İklim Öngel’in sorularını yanıtlayan İmamoğlu, ayrıca “eşit yurttaşlık” vurgusunu hangi somut eşitsizlikler üzerinden kurduğunu da açıkladı. İmamoğlu şunları kaydetti:
“Genel hukuk prensipleriyle vatandaşlar arasında gerçek bir eşitlik sağlanamadığı durumlarda, ulusal ve toplumsal birliği bozmayacak ve kimseye ayrıcalık yaratmayacak düzenlemeler yaparak eşitlik sağlamaya çalışmakta bir beis görmüyorum. Başka türlü herkes kanun önünde eşit diyerek kadınlara, yaşlılara ve benzer dezavantajlı gruplara ilişkin özel düzenleme de yapamazsınız. Oysa pekâlâ biliyoruz ki kanun önünde eşitlik hayata 1-0 geride başlamış gruplar için gerçek eşitlik sağlamıyor. Dolayısıyla derdimizin iyi anlaşılmasını istiyorum: Derdimiz eşitliği sağlamak, kimseye ayrıcalık vermek değil. Derdimiz ulusal birliğimizi pekiştirmek, ulusal birliğimizi sarsmak değil.
“Özel yasalar çıkarıp Kürt yurttaşlarımıza kolektif haklar vereceğiz demiyoruz”
‘Kürt meselesini eşit yurttaşlık prensibine uygun olarak ele alacağız’ dediğimizde de özel yasalar çıkarıp Kürt yurttaşlarımıza kolektif haklar vereceğiz demiyoruz. Aksine, buna esastan karşıyım. Yurttaşları kimliklerine göre ayırıp buna göre hukuksal düzenleme yapmak sorunlarımızı çözmez, asla çözemeyeceğimiz daha büyük sorunlar yaratır.
Bizim dediğimiz, bütün yurttaşlara dillerini, inançlarını ve kimliklerini koruma ve geliştirme hakkını tanımak ve istenilmesi halinde ve arzu edilen yerlerde kamu gücüyle bu hakkın kullanılabilmesini sağlamak. Bunu yaparsak ulusal ve toplumsal birliğimiz daha da güçlenir. Buna inanıyoruz. Kürt sorununu eşit yurttaşlık prensibiyle ele alıp çözeceğiz dediğimizde bunu kastediyoruz.”
Suriye’de yaşananlar: Bu kavgaya seyirci de kalamayız
Suriye’de yaşananlara da değinen İmamoğlu, “Suriye’de yaşayan Kürtler, Araplar, Türkmenler ve Aleviler bizim akrabalarımızdır. Biz bu kavgaya seyirci de kalamayız, bunun içerisinde taraf da olamayız. Barış ve mutabakat için en yüksek çabayı göstermeliyiz. Türkiye, ancak dostlarıyla, komşularıyla, kardeşleriyle büyüyecek ve geleceğe doğru emin adımlarla yürüyecektir. Suriye’de yaşanan gelişmeler, ülkemizin siyaseti üzerinde kalıcı hasarlar bırakmamalıdır. Suriye’nin devlet olarak refahı, bütün inançları ve etnik kökenleri kapsayan demokratik bir devlet yapısına kavuşması Türkiye için de çok önemlidir” görüşünü savundu.
“Değişim şarttır”
“Dışarıda ülkemizin uzun vadeli çıkarlarını merkeze alan bir dış siyaset izlersek ülkemizi güvenli sularda tutabileceğimize tüm kalbimle inanıyorum” diyen İmamoğlu, “Bu geleceğe toplumsal mutabakat zeminiyle ve çok yetenekli insan kaynağımızla hazır olduğumuzu görüyorum. Bu fırsat dönemini ıskalamamak için değişim şarttır, seçim şarttır” mesajı verdi.
“28 Şubat’ta yapılan ile bugün yapılan birdir”
19 Mart’ı milletin iradesine vurulan darbe olarak betimleyen İmamoğlu, “Bunu söylemek çok hazin, fakat 28 Şubat’ta yapılan ile bugün yapılan birdir. Topyekûn bir düşmanlaştırma ve yok etme girişimi maalesef tekrar yaşanmaktadır” dedi.
“CHP, iktidara geleceği için yok edilmek, ele geçirilmek isteniyor”
“Üzerlerine atılan yolsuzluk, casusluk ve daha pek çok iftiranın seçimleri kaybetmekten korkanlar tarafından yapıldığını” söyleyen İmamoğlu, “Türkiye’nin kurucu partisi olan CHP, iktidara geleceği için yok edilmek veya ele geçirilmek isteniyor” diye konuştu.
Yargılandığı davaların siyasi olduğunu, 4 bin sayfalık iddianamede yüzlerce yalana yer verildiğini, gizli tanık ifadelerinin tek delil olmasının hukuki garabet olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Anayasamızda ve taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde adil yargılanma hakkı, savunma hakkı, tarafsız ve bağımsız mahkemelerce yargılanma hakkı tamamen göz ardı edilmiş durumda. Hâl böyleyken yargılama sürecinin nasıl ilerleyeceğini az çok öngörebiliyorum. Ama öngörüm değil önemli olan. Önemli olan, şerefli Türk yargısının geldiği noktadır” ifadelerini kullandı.
“Özgür yarınlarda çok güzel bir kavuşma yaşayacağız, biliyorum”
İBB soruşturması kapsamında cezaevinde tutulan çalışma arkadaşlarının suçsuz olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Tam anlamıyla düşman hukuku uygulanıyor” dedi. “Bilsinler ki bu düşman hukuku esasında millete düşmanlıktır. Biz milletimizin sesi olduğumuz için bunları yaşıyoruz. Milletimizin özgürlük umudunu taşıdığımız için buradayız” diyen İmamoğlu, şunları kaydetti:
“Maruz kaldığımız davaların hukuki bir yönü yoktur. Bu dava, tamamen siyasi bir dava olup çıkacak kararın da tarafsız ve bağımsız mahkeme heyeti aracılığıyla değil, yargıyı bir maşa olarak kullanan iktidar eliyle şekillendirilmeye çalışılacağını düşünüyorum. Temennim, ülkemizin yetiştirdiği adil ve ahlâklı yargı mensuplarının bu siyasi kumpası bozmasıdır.”







