İBB’ye yönelik operasyonlar kapsamında Adana Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve eşi Celal Tekin geçen haziran ayında tutuklandı. Tekin çifti 27 Ocak’ta hakim karşısına çıkacak. Başkan Tekin’in oğlu Yağız Tekin, yaşadığı süreci anlattı.
“Bir günde hayatımız bıçakla kesilmiş gibi değişti. Ben işimden ayrıldım. Kardeşim İngiltere’den Türkiye’ye döndü. Küçük kardeşim bu şartlarda liseye başladı. Şu anda 7 aydır annem ve babamın yapılması gereken işlerine koşuyorum. Annem de babam da avukat. Ben niyeyse felsefe okudum. Avukatlar gidip istedikleri gibi görüşebiliyor. Pişman oldum birazcık hukuk okumadığıma.
YALNIZ DEĞİLİZ
Olması gereken nedir? Bir insanın suçluluğunun kanıtlanmasıdır. Bizim durumumuzda ise masumiyetimizi kanıtlamamız bekleniyor. Bu uzun tutukluluk sürecinde bizi mutlu eden ve ayakta tutan şeyler de var tabii. Binlerce insanın bize ulaşıp dayanışma duygularını iletmeleri, ziyaret edebilenlerin Silivri’de annemi ve babamı ziyaret etmeleri çok kıymetli. Aileleri de dahil ettiğimizde 1500’ün üzerinde insan vardır değil mi? O yüzden kendimizi de yalnız hissetmiyoruz.
HERKESE KOŞUYOR
Annem herkesin dertli olduğu bir ortamda kendini bıraktı, diğerlerini dert ediyor. Fikrini soranların dosyalarını inceleyip yardımcı olmaya çalışıyor. Koğuşta çok sevildiğini duyuyorum, bir parça mutlu ediyor tabii. Ancak o kadar uzun süredir tutuklu ki “İnfaz yasasından önce koğuşta 25 kişi vardı. Bunlardan adi suçlu 23’ü tahliye oldu. Annemden kıdemli bir kişi kaldı.”
Onur nişanesini bürosuna asacak
Yağız Tekin, annesinin polisler arasındaki görüntülerine çok üzüldüğünü belirterek, “Annemi ilk ziyaretimde bunu söyledim. ‘Sakın üzülmeyin. Ben o fotoğrafı yıllarca yaptığım hukuk ve adalet mücadelesinin onur nişanesi olacak. Çalışma ofisimin en görünür yerinde asılı olacak o fotoğraf, üstünde de ‘Ben de bu hukuksuzluğu yaşadım’ yazacak” dedi.
“Annemi tehdit ediyorlardı”
Babasının çok çetin bir koğuşta kaldığını beilrten Yağız Tekin, “Uyuşturucu, silah kaçakçılığı gibi farklı suçlardan yargılanan ya da hüküm giymiş koğuş arkadaşları var. Babamın iki seçeneği vardı:
SEYHAN’I GEZECEK
Ya kendini tamamen soyutlayacaktı ya da oradaki muhabbetin, sohbetin bir parçası olacaktı. Babam ikinciyi seçti. Mesela en son bizden TCK istedi. Oradaki insanların dosyalarında ne yapılabilir, hak ihlali var mı diye kafa yoruyor. Hukukçu her yerde hukukçu”
Anne ve babasının tahliye olması halinde yapmak istediğini de şöyle anlattı:
“Biz annemle babamın aynı anda tahliye olacağına inanıyoruz. Annemle babam her ikisi de doğayı çok severler ama en çok Adana’yı severler. Ailece bir ormanın içinde kocaman bir nefes almak istiyoruz, Aladağ’ın Pos Ormanlarına gideriz diye konuşmalar geçiyor arada. Ama annem önce kendini Seyhan’ın sokaklarına atmak istiyor.”
Yağız Tekin, “Babamın anneme ‘Bak Oya, şu insanlarla bir konuş. Tehdit etmeye başladılar bak, vuracaklar seni. Riske giriyorsun’ sözlerine şahit olmuştu. Annem tutuklanmadan önce tehdit edilmişti” diyerek, şunları söyledi:
HAKLILIKLARI GÖRÜLDÜ
“Doğal olarak zor geldi ama bir yandan da mücadelelerinde ne kadar haklı olduklarını gördük maruz kaldığımız hukuksuzluk neticesinde. Bir yandan da zordan kuvvet doğdu, onlar her zamankinden dirayetli, biz de kardeşler olarak bir aradayız.”
‘EN ÇOK DUYGULANDIĞIM AN…’
Bizi hayal edin, haberi almışız. Sonraki 4-5 gün boyunca önce emniyette sonra adliyede dışarıdan haber almaya çalışıyoruz.
Aracılar üzerinden iletişime geçiyoruz. Avukatlar ‘Şöyle olacak, iyiler, merak etmeyin” diyorlar sadece, bunu duyuyoruz. Ve biz 5 gün boyunca dışarıda kaygı, stresle annem babam nasıl diye merak ediyoruz.
İlk görüşümüz yaklaşık 1 hafta sonra, iki hafta sonra bir açık görüş oldu. Şunu unutmayalım, annem benim belediye başkanı olarak girdi oraya, babam da 30 kişiye yakın bir avukatlık ofisinin başındaydı. Yani bu insanlar hayatta duruşları belli, bir yerlere kök salmış güçlü insanlar. Hayatla bir dertleri var. Doğal olarak zor geldi ama bir yandan da mücadelelerinde ne kadar haklı olduklarını gördük maruz kaldığımız hukuksuzluk neticesinde. Bir yandan da zordan kuvvet doğdu, onlar her zamankinden dirayetli, biz de kardeşler olarak bir aradayız. Dostlarımız, anne babamın dostları; gerçekten zordan kuvvet doğdu.
KAYNAK: SÖZCÜ – ALİ MACİT







