• Turkhane Logo

Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, Yalova’daki IŞİD operasyonunu değerlendirdi: Türkiye doğrudan tehdit altın

15:25 04 January 2026 Sunday
Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, Yalova’daki IŞİD operasyonunu değerlendirdi: Türkiye doğrudan tehdit altın





Yalova’da IŞİD militanlarına yönelik operasyonda 3 polisin şehit olması sonrası konuşan eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, operasyonların “anlık yakalama değil, hazırlık, doğru zamanlama ve net yönetim” gerektirdiğini söyledi. Tantan, “Türkiye doğrudan tehdit altında” uyarısında bulundu.



Eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, Yalova’daki IŞİD operasyonu üzerinden, Sözcü yazarı Gazeteci Saygı Öztürk’e çeşitli değerlendirmelerde bulundu.



Yalova operasyonu



Yalova’da IŞİD militanlarına yönelik operasyonda 3 polisin şehit olduğu, 8 polis ve bir bekçinin yaralandığı belirtilirken, operasyonun saatler sürmesinde “teröristlerin kadın ve çocukları kendilerine siper etmesi” ve “zarar gelmemesi için özenli davranılması” etkili oldu.



“Zamanlama çok önemli”



Tantan, operasyonlarda kritik başlıklardan birinin zamanlama olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Operasyon dediğimiz şey anlık bir yakalama değil; mutlaka ciddi bir hazırlık, doğru zamanlama ve net bir yönetim gerektirir. En kritik konulardan biri zamanlama. Yanlış seçilen bir saat, hedeflerin kaçmasına ya da başka noktaların erkenden alarm durumuna geçmesine yol açabilir.”



Örgütlü suçlarda hücre evine yapılacak operasyonlarda “önemli bir zorunluluk olmadıkça” gündüz, akşamın erken saatleri ya da sabahın geç saatlerinin “isabetsiz olacağı” değerlendirmesini paylaşan Tantan, hedeflerin aynı anda bir arada olup olmadığının ve eş zamanlı müdahale gerekip gerekmediğinin önceden analiz edilmesi gerektiğini belirtti.



“Sık yapılan hata” vurgusu: Yönetici sahaya girerse…



Operasyon sahasında ekiplerin planlanmasındaki hatalara dikkat çeken Tantan, “yakalama timi”, “çevre güvenliği”, “sağlık ve takviye unsurları” ile “yönetim” başlıklarının ayrı ayrı kurgulanmaması halinde “ciddi zaaflar” oluşabileceğini söyledi.



Tantan’ın altını çizdiği nokta ise “operasyon yönetimi” oldu: “Uygulamada sık yapılan hata, yöneticinin sahada bizzat yakalama timine katılmasıdır. Oysa yöneticinin görevi yakalama yapmak değil, kuvvetleri doğru yerde konumlandırmak, güvenliği sağlamak ve süreci soğukkanlılıkla yönetmek. Yönetici sahaya girerse, hem kontrol kaybolur hem de kriz anında ciddi bir yönetim boşluğu oluşur.”,



Saygı Öztürk, eski bakanın açıklamalarını köşesinde şöyle aktardı:



Her operasyondan ders çıkarılmalı



“Tantan, operasyonun nasıl yapılması gerektiğini adım adım şöyle sıraladı:




”Operasyonlar anlık ya da doğaçlama işler değildir; mutlaka önceden hazırlanmış bir plana dayanır.



Planın ilk ve en kritik unsuru zamanlamadır. Yanlış seçilen zaman, operasyonu başlamadan bitirir.



Operasyon öncesinde hedeflerin nerede, ne zaman ve hangi koşullarda bir arada olacağı net şekilde tespit edilir.



Eğer birden fazla operasyon alanı varsa, bunlar eş zamanlı planlanır; aksi hâlde diğer alanlar alarm durumuna geçer.



Sahada görev alacak personel rastgele değil, görev ve uzmanlık esasına göre ayrılır.



Yakalama timi, çevre güvenliği, sağlık, takviye ve yönetim ekipleri ayrı ayrı planlanır.




Tek bir yöneticisi olmalı




Kullanılacak araç, silah, mühimmat ve teknik donanım operasyonun niteliğine göre önceden belirlenir ve eksiksiz hazırlanır.



Operasyonun mutlaka tek bir yöneticisi olur; yetki karmaşasına izin verilmez.



Operasyon yöneticisi sahada yakalama yapan timin içinde yer almaz; süreci uzaktan izler ve yönetir.



Olası riskler ve beklenmeyen gelişmeler için alternatif senaryolar planın içinde yer alır.



Operasyon boyunca bilgi akışı kesintisiz sağlanır; sahadan gelen bilgilere göre taktik değişiklikler yapılır.



Operasyon tamamlandıktan sonra süreç değerlendirilir, eksikler tespit edilir ve bir sonraki operasyon için ders çıkarılır.”




Peki ne yapılmalı



Hazırlığı yapılmamış, doğru planlanmamış ve profesyonel şekilde yönetilmeyen operasyonların başarı şansının düşük olduğunu kaydeden Tantan, “Eğitim, bilgi ve donanım eksikliği olan müdahaleler genellikle başarısızlıkla sonuçlanır” diyor. Peki, ne yapılmalı? Sadettin Tantan, bunu şöyle anlattı:



“Türkiye’ye yönelik tehditleri gerçekten durdurmak istiyorsak, ulus içinde ve dışında, yeni bir altyapıya ve istihbaratın merkezinden beslenen yaygın bir haber alma ağına ihtiyacımız var. Her kurumun, her birimin görev tanımı net ve keskin şekilde belirlenmeli.



‘Türkiye Başsavcılık Kurumu’ mutlaka kurulmalı. İç ve dış tehditlerle hukuki zeminde, kurumsal ve sürekli bir mücadele ancak böyle verilebilir.



Bilginin hızlı akması hayati önemdedir. Milli kimlikli devlet üniversitelerinde ve araştırma enstitülerinde bilgi laboratuvarları kurulmalı. Türk milletinin nasıl yetiştirileceğini, nasıl görevlendirileceğini ve ulusal ile uluslararası alanda nasıl kullanılacağını tanımlayan bir ‘Ulusal Strateji Belgesi’nin yeniden yazılması gerekiyor. Bu belge bir devlet politikası olmalı ve teknoloji gibi sürekli güncellenmelidir.



İstihbarat ofisleri var



Bugün ABD, İngiltere ve NATO içindeki bazı ülkelerin; Kandil’i koruyan yapıların, Sincar’da, Suriye’de ve hatta Türkiye’nin birçok noktasında istihbarat ofisleri var. Türkiye doğrudan tehdit altında. Bu ülkelerin sistemi istihbarat ağları üzerine kurulu ve halk zarar görmeden tehditleri bertaraf ediyorlar.”

Son güncelleme: 15:25 04.01.2026
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı