ABD’nin Maduro’yu kaçırmasıyla başlayan tartışmalarda Venezuela altınının Çorum rafinerisine getirilerek işlendiği iddia edildi. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Maduro’nun elini omzuna koyarak konuştuğu fotoğrafla gündeme gelen Ahmet Ahlatcı olayın iç yüzünü anlattı.
Sözcü’den Saygı Öztürk’e konuşan Ahlatcı Holding’in sahibi Ahmet Ahlatcı’nın konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamaları şöyle:
“G-7 zirvesi için Cumhurbaşkanımız beni de Arjantin’e götürdü. Ben her siyasi parti liderine ekonomi konularında destek veriyorum, bildiğimi anlatıyorum. Nasıl Tayyip Bey’le ilişkim varsa, o zaman CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu Bey’le de ilişkim vardı. Arjantin dönüşü de Venezuela’ya uğradık. Sarayı geziyorduk.
Maduro, Cumhurbaşkanımıza, ‘Ülkemizde yılda 270 ton altınımız çıkıyor. Bu 270 ton altını ben rafine etmek üzere Amerika’ya, İsviçre’ye, İngiltere’ye gönderiyorum. Rafine ediyorlar ama benim paramı vermiyorlar. Buraya güzel bir rafineri kursanız da ben burada külçe altın yapsam, onu da satsam, yerine sizden bakliyat ve yapı malzemesi alsam’ dedi.
Cumhurbaşkanım benim omzuma elini atınca Maduro da elini omzuma koyması gerektiğini sandı. Yoksa Maduro’yu ben zaten ilk kez görüyorum.Cumhurbaşkanımız, ’10 Nisan 2017’de biz Ahmet Beyin son teknolojiye göre yaptırdığı modern altın rafinerisini açtık. Senin burada yapsak bile dünyada altının geçerli olmaz. Siz altınları gönderin, biz Çorum’da Ahlatcı’nın rafinerisinde bunu rafinasyonunu yapalım. Ondan sonra Merkez Bankamıza peşin ihracat bedeli olarak yatıralım. Sana da bakliyat, yapı malzemesi gönderince ondan düşelim’ dedi. Maduro da bu öneriye olumlu yaklaştı.
“Yardımcısını Çorum’a gönderdi”
Bu görüşmeden yaklaşık 45 gün sonra Maduro, Devlet Başkan Yardımcısı Tarık Sami’yi (Tareck El Aissami) rafineriyi görmesi ve yerinde incelemesi için Çorum’a gönderdi. Merzifon Havaalanında Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı yetkililerinin de bulunduğu heyet tarafından karşıladık.
Tarık Sami, rafineriyi dolaşırken, ‘Ben hiç böylesini görmedim. Bu çok güzel bir tesis. Daha önce İstanbul altın rafinerisine 35 ton gönderdik, yüzde 5’le yaptılar’ deyince, ben ‘Biz öyle yüzde 5 ile yapmıyoruz, binde birle yapıyoruz. Çünkü tesisimiz çok modern’ dedim. Tarık Sami de, bundan sonrasının ne olacağına iki devletin Cumhurbaşkanının karar vereceğini belirti ve ülkemizden ayrıldı.
“3 yıllığına çok ucuz bir fiyata petrolü, yüzde 15-20 ucuzuna da altını Putin’e vermiş”
Tarık Sami’nin ülkemizden ayrılışından 5 gün sonra Venezuela’da muhalefet partisinin lideri ‘Devlet başkanlığına adayım’ deyip Maduro’nun karşısına çıktı. Ülke karıştı. Sonra Maduro, birinci Trump döneminde, Trump ve Putin’leanlaştı. Doğru, yanlış biz şöyle duyduk: 3 yıllığına çok ucuz bir fiyata petrolü, yüzde 15-20 ucuzuna da altını Putin’e vermiş.
“Dünyada ABD’nin yasak ettiğini yapmam”
İkisi anlaştılar. O da yerinde, koltuğunda oturdu. Rafinerimize Venezuela’dan ne bir gram altın geldi, ne bir gram altın gitti. Çünkü ben bütün işlerimde devletten daha bir tane iş almamışım. Ben alın terimle bu yerlere geldim. Şu anda 7 bin çalışanım var. Çalışıyorum, onlara hizmet veriyorum.
Holdingimin merkezi Çorum. Bütün işlerimde önce helal ararım. Sonra dünyada Amerika’nın yasak ettiği hiçbir işi yapmam. Çünkü yaptırıma girerim. Ondan sonra benim ülkemin yasaları neyse, o yasalara uyarak çalışırım. Ben böyle biriyim.
İşte, iki cumhurbaşkanının ellerini omzuma koyduğu o fotoğraf üzerine, Venezuela’nın altınının Çorum’a geleceği söylendi. Ama dediğim gibi ne altın geldi, ne altın gitti. ABD bir yasak koyduysa benim o işlerle işim olmaz. O yüzden ne Venezuela ile bir işim olmuştur, ne İran’la, ne de Sudan’la.
İşte, 5 Aralık 2018’de çekilen, iki cumhurbaşkanının omzuma el koymasını gösteren resimden dolayı, altının Çorum’a geleceği yorumlar yapıldı. Doğru neyse onu söylerim. Ben işinde gücünde çalışan, sabah saat 6’da kalkıp, gece 23’te yatan samimi bir insanım.
Bir kez daha sorunuz üzerine söylüyorum: Bir gram altın Venezuela’dan, İran’dan gelemez. Çünkü bende 7 bin kişi çalışıyor. Onların istikbalini ve sorumluluğunu taşıyorum. İnsanlar ‘Ben Ahlatcı’da çalışıyorum’ diyor.”







