• Turkhane Logo

Avrupa’dan Türkiye’ye ‘Baron’ listesi: 496 isim deşifre edildi

10:25 23 January 2026 Friday
Avrupa’dan Türkiye’ye ‘Baron’ listesi: 496 isim deşifre edildi





BirGün gazetesi yazarı Timur Soykan’ın kaleme aldığı çarpıcı makaleye göre; Avrupa polisinin şifreli haberleşme ağı SKY-ECC’yi kırmasıyla ortaya çıkan veriler, uyuşturucu trafiğinde Türkiye merkezli yeni bir dönemi işaret ediyor.



Avrupa polis teşkilatı Europol’ün, suç örgütleri arasında “kırılamaz” denilen şifreli mesajlaşma uygulaması SKY-ECC’yi deşifre etmesiyle başlayan süreç, Türkiye’de faaliyet gösteren uyuşturucu şebekelerini gün yüzüne çıkarıyor. Gazeteci Timur Soykan, kaleme aldığı yazısında Avrupa’dan Türkiye’ye gönderilen ve uyuşturucu ticaretinin kilit isimlerinden oluşan 496 kişilik gizli listeyi gündeme taşıdı.



Dev Veri Seti: 4 Bin 500 Kullanıcı, Milyarlarca Mesaj



Haberde paylaşılan bilgilere göre, dünya genelinde 70 binden fazla kullanıcısı olan SKY-ECC ağında, Türkiye’den giriş yaptığı tespit edilen yaklaşık 4 bin 500 kişi bulunuyor. Bu kullanıcıların uyuşturucu sevkiyatı, para aklama ve infaz emirleri gibi konularda yaptıkları yazışmaların dökümleri, Hollanda, Belçika ve Almanya polisi tarafından Türk makamlarına iletildi.



Listenin Başındaki İsimler



Soykan’ın aktardığı verilere göre, gönderilen 496 kişilik listenin zirvesinde yer alan isimlerin mesaj trafiği ulaştığı boyutlarla dikkat çekiyor:




Haluk Şahin Çoruh: Listenin 1 numarasında yer aldığı iddia edilen Çoruh’un, 127 farklı sohbet grubunda 211 bin 450 mesaj gönderdiği belirtiliyor.



Sebahattin Sonğan: Listenin ikinci sırasında yer alan ismin mesaj sayısı 131 bini aşmış durumda.



Deniz Çiftçioğlu: Listenin üçüncü sırasında bulunan bir diğer kritik isim olarak kaydedildi.




“Kriptolu Suç Ağı” Operasyonların Kaynağı Oldu



Makalede, son dönemde Türkiye’de gerçekleştirilen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran pek çok operasyonun (Ürfi Çetinkaya, Naci Yılmaz, Abdullah Alp Üstün gibi isimlere yönelik baskınlar) bu dijital veriler sayesinde yapıldığı vurgulanıyor. Ancak Soykan, listedeki yüzlerce ismin hâlâ serbest olduğuna ve bu verilerin yeraltı dünyasında elden ele gezdiği iddialarına dikkat çekiyor.



“Limanlar ve Lojistik Hattı”



Haberde, yazışmaların sadece isimleri değil, uyuşturucunun limanlardan nasıl geçirildiğini, gümrüklerdeki rüşvet ağlarını ve sevkiyat yöntemlerini de tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğu ifade ediliyor. Özellikle Latin Amerika’dan Avrupa ve Türkiye’ye uzanan kokain hattındaki Türkiye bağlantısının, bu mesajlarla somutlaştığı belirtiliyor.



Atlantik Okyanusu’nda ele geçirilen 10 ton kokainin iki Türk baronu, Soylu dönemindeki Bataklık davasında beraat etti



İspanya polisinin Kanarya Adaları açıklarındaki United S isimli gemide yakaladığı 10 tonluk rekor kokain sevkiyatının ana aktörünün Türkiye Cumhuriyeti ve Hollanda vatandaşı, Gaziantepli Çetin Gören olduğu iddia edildi. Timur Soykan’ın haberine göre, İstanbul Beşiktaş’ta yakalanan Çetin Gören’in yanı sıra yine Avrupa uyuşturucu ticaretinin büyük isimlerinden Mehmet Murat Buldanlıoğlu da gözaltına alındı. Soykan, İki isim de 2020 yılında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonu’ dediği Bataklık operasyonu sonrasında tutuklanıp 2 yıl sonra serbest bırakılıdığını ve 73 sanığın bu davada “kara paranın suçtan elde edildiğinin ispat edilemediği” gerekçesiyle beraat ettiğini yazarak, “Oysa Hollanda ve Fransa’da uyuşturucu kaçakçılığından yargılanıp hüküm giydiler. Buna karşın Bataklık Davası’ndan çıktıktan sonra uyuşturucu trafiğini Türkiye’den yönettikleri 10 tonluk yakalama ile ortaya çıktı” dedi.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İspanya Ulusal Polisi ve Donanması’nın Atlantik Okyanusunda Türk olduğu belirtilen bir ticari gemiye düzenlediği operasyonda yaklaşık 10 ton kokain tipi uyuşturucu maddenin ele geçirmesi üzerine başlattığı re’sen soruşturma kapsamında, 7 kişi hakkında gözaltı kararı alındığını duyurdu. Şüphelilerden 3’ünü yurt dışında olduğunun belirlendiği ve kırmızı bülten çıkarılması için süreç başlatıldığını duyuran savcılık, 4 gemi mürettebatının da İspanya’da tutuklu olduğu bilgisini paylaştı. Öte yandan savcılık, Çetin Gören, Ahmed Almassri ve Unıted Shipping Gemi Acentalığı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ( Kamer Shipping ) taşınır ve taşınmaz tüm malvarlıklarına, şirket ve ortaklık paylarına, tüm finansal hesaplarına re’sen el konulduğunu aktardı.



BirGün yazarı Timur Soykan, operasyonun “Türk baronların Avrupa’daki hakimiyetini bir kez daha gözler önüne serdiğini” yazdı. 10 tonluk uyuşturucunun sahibi olduğu iddiasıyla İstanbul’da yakanan Çetin Gören ve uyuşturucu trafiğinin önemli isimlerinden Mehmet Murat Buldanlıoğlu hakkında bilgiler veren Soykan, şunları yazdı:



“Çetin Gören uyuşturucu ticaretinden Hollanda’da 26 yıl hapis cezasına çarptırıldı ama 10 yıldır Türkiye’de büyük servetiyle gösterişli bir hayat sürüyor. Yatında asılı tablosunun altında kendine verdiği ‘İmparator’ lakabı yazıyor.



Mehmet Murat Buldanlıoğlu ise Fransa’da 2015 yılında yakalanan 2.3 ton kokain nedeniyle gıyabında 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. O da hep Türkiye’de, genellikle İstanbul’daydı. İddiaya göre; uyuşturucu taşıyan gemilerin organizasyonunu yapan Buldanlıoğlu bir apartman dairesinde yaşıyor ve kazandığı büyük paraları, gösterişsiz, sıradan bir hayat tarzıyla saklıyordu. İlgi çekmemeye özen gösteriyordu. Ama Tuzla, Yalova ve İzmir’deki tersanelerde derin bağlantıları vardı.



İki isim de 2020 yılında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonu’ dediği Bataklık Operasyonu sonrasında tutuklanmışlardı. 2 yıl sonra serbest bırakıldılar. Nejat Daş’ın da arasında olduğu 73 sanığın tümü bu davada beraat etti. El konulan malvarlıkları iade edildi. Gerekçe kara paranın suçtan elde edildiğinin ispat edilememesiydi. Oysa Hollanda ve Fransa’da uyuşturucu kaçakçılığından yargılanıp hüküm giydiler. Buna karşın Bataklık Davası’ndan çıktıktan sonra uyuşturucu trafiğini Türkiye’den yönettikleri 10 tonluk yakalama ile ortaya çıktı. İddiaya göre; Sırp ve İngiliz ortaklarıyla bu sevkiyatı organize ettiler.







Kolombiya’da üretilen 10 tonluk kokainin yolculuğu Çetin Gören’in yıllar önce hapisten kaçtığı Brezilya’da başladı. Forteleza Limanı’nda 51 yaşında, hurdaya çıkmak üzere olan ‘United S’ isimli gemi vardı. Uyuşturucu kaçakçıları sevkiyatları yaptıktan sonra batırmak için bu tür eski gemileri kullanıyordu. Geminin ambarını dolduran tuzun içine 294 paket halinde 10 ton kokain gömülmüştü. Piyasa değeri 100 milyon euroydu. Uyuşturucu sevkiyatını tespit eden Brezilya polisi, gemi limandan ayrıldıktan sonra ABD ve Avrupa uyuşturucu ile mücadele birimlerine haber verdi. Aynı Çetin Gören’in videoda anlattığı gibi gemideki kokainin Kanarya Adaları açıklarında küçük teknelere aktarılıp Avrupa’ya sokulması planlanmıştı. İspanyol polisi, 7 Ocak 2026’da Kanarya Adaları açıklarına gelen gemiye operasyon düzenledi ve uyuşturucu ele geçirildi. 4’ü Türk, biri Sırp, biri Macar, 7’si Hint uyruklu 13 mürettebat gözaltına alındı.







Çetin Gören, 1990’lardan beri Avrupa’daki uyuşturucu trafiğindeki önemli isimlerden. Latin Amerika’daki bağlantıları sayesinde Hollanda limanlarına tonlarca kokain getirdiği için yargılanıyordu. Brezilya’da yakalanmış ve cezaevinden kaçmıştı. Hollanda’da büyük bir uyuşturucu sevkiyatı davasında yargılanırken ev hapsindeydi. 10 yıl önce elektronik kelepçesini kırarak firar etti ve Türkiye’ye geldi. Tüm dünyada Kırmızı Bülten ile aranıyordu. Ama Türkiye’de yıllarca servetiyle rahat bir hayat sürdü.



Mehmet Murat Buldanlıoğlu ise Fransa’da 2015 yılında yakalanan 2.3 ton kokain nedeniyle gıyabında yargılandı ve 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. O da hep Türkiye’de, İstanbul’daydı. Mehmet Murat Buldanlıoğlu ise Breaking Bad dizisinde tavuk restoranının müdürü görünen ama büyük bir uyuşturucu kaçakçısı olan ‘Gus’ karakterini akla getiriyor. Gus büyük uyuşturucu kaçakçısı olmasına karşın sıradan ve orta gelirli bir kişilik arkasında gizleniyordu. Mehmet Murat Buldanlıoğlu da yeraltı dünyasında bu özelliğiyle biliniyordu. İddiaya göre; uyuşturucu taşıyan gemilerin organizasyonunu yapan Buldanlıoğlu bir apartman dairesinde yaşıyor ve kazandığı büyük paraları, gösterişsiz, sıradan bir hayat tarzıyla saklıyordu. İlgi çekmemeye özen gösteriyordu. Ama Tuzla, Yalova ve İzmir’deki tersanelerde derin bağlantıları vardı.



Peki uyuşturucu suçundan tüm dünyada bilinmelerine karşın neden Türkiye’deydiler? Türkiye’den uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerini nasıl sürdürebildiler?



Uyuşturucu baronlarının neden Türkiye’de olduğuna daha iyi bir yanıt bulunamaz. Hollanda’da, Fransa’da uyuşturucu suçundan hüküm giyen kişiler, ‘Paranın kaynağı tespit edilemedi’ denilerek aklanabildi. Elbette bu beraat kararlarını alabildikleri bir ülkede yaşamak onlar için güvenliydi. Üstelik akladıkları paralar da ceplerinde kalmıştı. Türkiye; varlık barışı uygulaması, ‘Nereden buldun’ diye sorulmayan milyonlarca dolarlık yatırım fırsatları sayesinde kara para sahipleri için bir cennetti.”

Son güncelleme: 10:25 23.01.2026
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı