• Turkhane Logo

17 yıl sonra dikkat çeken Şirin Ünal ayrıntısı: Yazıcıoğlu dosyasında ‘kritik 50 dakika’ skandalı

12:50 25 March 2026 Wednesday
17 yıl sonra dikkat çeken Şirin Ünal ayrıntısı: Yazıcıoğlu dosyasında ‘kritik 50 dakika’ skandalı





Büyük Birlik Partisi (BBP) lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği şüpheli helikopter kazasının üzerinden tam 17 yıl geçti. Ancak ortaya çıkan yeni belgeler ve analizler, olayın basit bir “havacılık kazası” olmaktan çok, sistematik bir karartma operasyonu olduğunu yeniden gündeme taşıdı. Gazeteci Adem Yavuz Arslan’ın son yayınında paylaştığı veriler, okları o dönem Genelkurmay Karargahı’nda görevli olan tanıdık bir isme, Şirin Ünal’a çeviriyor.









“KAYIP RADARLAR VE SİLİNEN İZLER”



Haberde öne çıkan en sarsıcı iddia, kazanın gerçekleştiği anlarda bölgedeki askeri radarların “arızalı” olduğu gerekçesiyle kayıt yapmaması. Genelkurmay’ın mahkemeye gönderdiği yazıda, tam da helikopterin düştüğü 4,5 dakikalık sürede tüm doğu radarlarının devre dışı kaldığı iddia edilmişti. Ancak sivil radar kayıtları, bölgede o anlarda F16 ve F4 tipi askeri jetlerin uçtuğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Jetlerin oluşturduğu hava akımının (wake turbulence) helikopteri düşürmüş olabileceği değerlendirilirken, bu uçuşlara dair askeri verilerin neden gizlendiği sorusu hala cevapsız.



ŞİRİN ÜNAL VE 50 DAKİKALIK GECİKME



Dosyadaki en büyük skandal ise arama kurtarma faaliyetlerinin koordinasyonunda yaşandı. Videodaki iddiaya göre; o dönem Hava Tümgeneral rütbesiyle Silahlı Kuvvetler Komuta ve Harekat Kriz Merkezi’nin başında bulunan ve kamuoyunun yakından tanıdığı eski AKP Milletvekili Şirin Ünal, kurtarma helikopterlerine zamanında kalkış izni vermedi. Resmi raporlara da yansıyan 50 dakikalık gecikmenin, donarak can veren gazeteci İsmail Güneş ve diğer kurbanların kurtarılma şansını elinden aldığı belirtiliyor.



CİHAZLAR ÇALINDI, “KAZA” DENDİ GEÇİLDİ



Enkaz bölgesine ulaşan özel kuvvetler ekibinin, helikopterin uçuş verilerini kaydeden kritik cihazları sökerken çekilen görüntüleri yıllar sonra ortaya çıkmıştı. Bu cihazların hala bulunamamış olması ve cihazları söken askerlerin “hatıra olsun diye aldık” şeklindeki savunmaları, dosyanın nasıl bir lakayıtlıkla ya da kasıtla kapatıldığının en büyük kanıtı olarak sunuluyor.



ÖDÜL GİBİ TERFİLER, SÜRGÜN GİBİ CEZALAR



Haberde dikkat çekilen bir diğer nokta ise yargıdaki “temizlik”. Dosyada jet hızıyla takipsizlik kararı veren savcı Habip Korkmaz’ın terfi ettirilerek Başsavcı yapılmasına karşın; takipsizliği kaldıran ve davanın açılmasını sağlayan hakim ve savcıların görevden uzaklaştırılması, “Adalet kimler için işliyor?” sorusunu akıllara getiriyor.



Sonuç Olarak: 17 yılın ardından Yazıcıoğlu dosyası, sivil siyasetin ve yargının üzerindeki “kara bir leke” olarak durmaya devam ediyor. Şirin Ünal ve diğer sorumluların bu 50 dakikalık gecikme ve karartılan radar kayıtları hakkında vereceği cevaplar, suikastın kilidini açabilir.

Son güncelleme: 12:50 25.03.2026
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı