Almanyanın iş dünyası temsilcileri, Türkiyeye yatırımların artırılması çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğana, güvenimizi yeniden kazanın” mesajını verdi ve Alman yatırımcıların endişelerinin giderilmesi için hukuk devletinin yeniden tesisinin” ön koşul olduğunu iletti.
Ekonomik krizle mücadele eden Erdoğan, Avrupanın en önemli ekonomik gücü, Türkiyenin de en önemli dış ticaret ortağının ekonomik desteğini almak umuduyla gerçekleştirdiği Almanya ziyareti sırasında en kritik görüşmelerinden birini Alman ekonomi dünyasının temsilcileriyle yaptı.
5 kritik mesaj
DW Türkçenin edindiği bilgilere göre Türkiyede yatırımları bulunan Alman ekonomisinin devleri Cuma günü Berlinde bir araya geldikleri Cumhurbaşkanı Erdoğana, Türkiyedeki yatırımlarına büyük önem atfettiklerini, Türkiyeden çıkmak istemediklerini ancak ekonomik işbirliğinin sürmesi ve artması için öncelikle Alman iş dünyasının güveninin yeniden kazanılması gerektiğini iletti.
Toplantıya katılan Alman iş dünyası yetkilileri, Türkiye ekonomisindeki olumsuz gidişattan duyulan endişelere dikkat çekildiğini aktardı, Cumhurbaşkanı Erdoğana güvenin yeniden tesisini sağlayacak şu beş maddenin iletildiğini kaydetti: Hukuk güvenliği güçlendirilmeli, demokratik kurumlar işler hale getirilmeli, merkez bankasının bağımsızlığı sağlanmalı, Türk hükümeti Gümrük Birliği kurallarına bağlı kalmalı ve yeni yatırımlar için çerçeve koşullar iyileştirilmeli.
Ön koşul hukuk devleti”
Erdoğan ile yuvarlak masa toplantısını DW Türkçeye değerlendiren Alman Bankalar Birliği (BdB) Genel Müdürü Andreas Krautscheid, görüşme nesnel ve yapıcı geçti” dedi.
Görüşmede güvenin yeniden inşası için ön koşulun hukuk devletine dönülmesi olduğunun altı çizildi” diyen BdB Yönetim Kurulu Üyesi Krautscheid, özellikle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCMB) bağımsızlığının güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Krautscheid, Merkez bankalarının en önemli sermayesi, istikrar yönelimli para politikasına duyulan güvendir. Almanyadaki özel bankalar Türk hükümetinden, Türkiye Merkez Bankasının bağımsızlığı ve mali istikrar yönelimiyle ilgili olarak güven artıcı sinyaller bekliyor” diye konuştu.
Lira krizi sürecinde Türk vatandaşlarının Türkiyedeki paralarını çekerek Almanyada yeniden yapılandırdıkları yönünde emareler olduğuna dikkat çeken Krautscheid, Oysa bunlar Türkiyede yatırımlar için gerekli. İşte bu bağlamda da Türk hükümetinin güveni yeniden tesis etmesi çok önemli” dedi.
Demokratik kurumlara vurgu
Alman Sanayi Birliğinin (BDI) Başkanı Dieter Kempf ise yatırımcıların güvenini yeniden kazanmada işleyen demokratik kurumlar önemli bir kıstastır” tespitini aktardı, İstikrarlı bir Türkiye bizim için önemli. Ekonomi politikalarında yapılacak reformlar kadar hukuk devletine dönüşün ve basın özgürlüğünün sağlanması bir zorunluluk” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün TBMMde yaptığı konuşmada, Kimseden para talep etmiyoruz. Tüm çabamız uluslararası sermayenin ülkemizde yatırım yapmasını sağlamak. Bunun için gereken her türlü desteği ve güvenceyi veriyoruz” sözlerini kaydetti. Ancak sözlü güvencelerin yeterli olmadığına dikkat çeken Alman yatırımcılar artık Türk hükümetinin somut adımlar atmasını istiyor.
Somut adım” beklentisi
Berlindeki yuvarlak masa toplantısına katılan TÜSİADın Berlin Direktörü Alper Üçok, Alman iş dünyası artık sözlere değil, atılan somut adımlara bakıyor. Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, demokratikleşme, normalleşme alanında icraat bekleniyor” dedi.
Türk ve Alman hükümetlerinde siyasi normalleşme sağlanması konusunda ortak irade olduğuna dikkat çeken Üçok, Bu normalleşmenin en iyi de ekonomik ilişkiler üzerinden başlatılabileceği düşüncesi var. Çünkü Türkiye ile Almanya arasındaki sıkıntılı dönemde en az hasar gören ekonomik ilişkiler oldu” diye konuştu.
Sorunlar çözümlenmeli”
Alman yatırımcılar son dönemdeki gelişmeler nedeniyle artan bir güvensizlik hissetse de Türkiyeyi büyük potansiyele sahip önemli bir pazar olarak görüyor. Türkiyede faaliyet gösteren 7 bini aşkın Alman şirketi, 120 bin kişiye istihdam sağlıyor ve bu şirketler Alman ve Türk hükümetleri arasında siyasi gerilimin geride bırakılmasını istiyor.
Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) Başkanı Eric Schweitzer siyasi gerilime rağmen iki taraf arasında diyaloğun güçlendirilmesini arzu ettiklerini kaydetti ve tüm sorunların karşılıklı saygı çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini vurguladı.
Ancak hem Kölndeki DİTİB camisi açılış töreninin Alman siyasetinde yol açtığı tepki, hem de Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeierin Erdoğan için verdiği akşam yemeğine damgasını vuran sert sitemler, görüş ayrılıklarının sürdüğünü gözler önüne seriyor. Berlindeki siyasi kulislerde, Erdoğanın Türk-Alman ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması umuduyla gerçekleştirdiği ziyaretin beklenen sonucu veremediği görüşü öne çıkıyor.
Diyalog sürdürülmeli
DW Türkçeye konuşan Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TD-IHK) Yönetim Kurulu üyesi Bahattin Kaya, Sayın Erdoğan Almanya ile ilişkileri normalleştirmek ve yeniden ABye yakınlaşmak isterken Cumhurbaşkanı Steinmeierin demokrasi eleştirilerine verdiği cevaplar ve üslubu bu amaca ne yazık ki hiç de hizmet etmedi. Ben yemekteydim, o gerginliği hissettim” diye konuştu.
Tüm sıkıntılara rağmen diyaloğun sürdürülmesi gerektiğine vurgu yapan Kaya, Ancak gerçek şu: Türkiyenin yeniden yabancı yatırımcılar için çekim merkezi olabilmesi Türkiyenin yeniden siyasi ve hukuki güveni tesis edebilmesine bağlı” dedi.
Alman Ekonomi Bakanı Peter Altmaierin ay sonunda büyük bir heyet eşliğinde yapacağı Türkiye ziyaretinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Kaya, bu ziyarette sadece ekonomiye odaklanılacağı için çok daha somut adımlar atılmasının mümkün olduğunu kaydetti.
Değer Akal / DW Türkçe







