• Turkhane Logo

Almanya’ya iltica başvuruları neden düşüyor?

12:00 11 January 2026 Sunday
Almanya’ya iltica başvuruları neden düşüyor?





Almanya İçişleri Bakanı, sert bir çizgiyle iltica başvurularını düşürmek istiyor. İlk bakışta bu başarılmış görünüyor. Ancak iltica başvurularındaki düşüşün asıl nedeni sertleşen göç politikası değil.



Yılbaşı itibarıyla Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt (CSU), “göçte yön değişikliği” politikasına ilişkin olumlu bir bilanço çıkardı. İçişleri Bakanı’na göre Almanya’da ilk kez yapılan iltica başvurularının sayısı 2025 yılında yaklaşık 113 bine düştü. Bu, bir önceki yıla kıyasla yüzde 50’lik bir azalma anlamına geliyor. Dobrindt’in bakanlığı, bu düşüşü Mayıs ayında göreve gelen hükümetin uygulamaya koyduğu sıkı sınır kontrollerine ve iltica talebinde bulunanlar dahil olmak üzere sınırdan geri çevirmelere bağlıyor.



Mayıs ayından bu yana Almanya’da Federal Polis, Almanya’nın tüm kara sınırlarında örnekleme yöntemi ile kontroller yapıyor. Federal Polis’in verilerine göre yaklaşık 21 bin kişi, geçerli seyahat belgeleri bulunmadığı gerekçesiyle doğrudan sınırdan geri çevrildi. Bu kişilerden yaklaşık 1000’i, görevli memurlara iltica talebinde bulunduğunu beyan etti. Normal şartlarda bir iltica prosedürüne girme hakları bulunmasına rağmen bu kişilerin ülkeye girişine izin verilmedi. Mahkemeler, tekil davalarda bu hakkın varlığını teyit etti. Buna karşın Federal İçişleri Bakanlığı, Almanya’nın bir “acil durum” içinde bulunduğunu savunarak ilgili Avrupa iltica hukukunun uygulanmak zorunda olmadığını ileri sürmeyi sürdürüyor.



İçişleri Bakanı Dobrindt, Bild gazetesine verdiği demeçte göç sürecini netlik ve kararlılıkla düzenlediğini söyledi. “Korunma hakkı olmayanlar gelmemeli, suç işleyenler gitmeli. Almanya’dan çıkan ve Avrupa’da göç politikasının değiştiğini gösteren bu net mesaj dünyada karşılık buldu” dedi. Yeni hükümet, alınan diğer önlemlerle birlikte iltica başvurusunda bulunanların aile birleşimini de durdurdu. Daha önce bu yolla ayda yaklaşık 1000 kişinin ülkeye girişine izin veriliyordu.



“Sınır kontrolleriyle pek ilgisi yok”



Ancak göç araştırmacısı Gerald Knaus’a göre iltica başvurularındaki düşüşün başlıca nedeni hükümetin sertleşen çizgisi ya da sınır kontrolleri değil.



Avrupa İstikrar Girişimi (ESI) adlı düşünce kuruluşunun kurucuları arasında da yer alan Knaus, özellikle 2024’te Suriye’de iç savaşın sona ermesinin, insanların ülkelerini terk etmemesinde belirleyici rol oynadığını söylüyor. Göç uzmanına göre asıl belirleyici olan, göçmenlerin geldikleri ülkelerdeki durum. DW’ye konuşan Knaus, Mayıs ayında sıkı sınır kontrolleri başlatılmadan önce ve sonra aylık iltica başvurularının yaklaşık 9 bin seviyesinde kaldığını vurguluyor:



“Son on yılda Almanya’ya korunma talebiyle gelenler arasında bir numaralı milliyet artık gelmiyor. Asıl büyük değişim bu ve bu durum sürerse kalıcı sonuçları olacak. Bu gelişmenin Almanya-Polonya ya da Almanya-Avusturya sınırlarındaki kontrollerle neredeyse hiçbir ilgisi yok.”



AB’nin geri kabul anlaşmaları



Knaus’a göre sınır kontrolleri ve ulusal önlemlerden çok daha önemli olan, Avrupa Birliği’nin Aralık 2025’te aldığı kararlar. Bu kararlar, AB’nin üçüncü ülkelerle göçmenlerin geri kabulüne ilişkin anlaşmalar yapmasının önünü açıyor. Buna göre, örneğin Libya üzerinden İtalya ya da Yunanistan’a giren kişiler, iltica başvuruları değerlendirilmeden Afrika’daki başka bir ülkeye geri gönderilebilecek. Bu sistem, 2016’da Türkiye ile yapılan ve Suriyeli mültecilerin geri kabulünü öngören anlaşmaya benzer şekilde işleyecek.



“AB bu seçeneği kullanırsa bugün Akdeniz rotasında düzensiz şekilde yola çıkan insanların sayısı ciddi biçimde düşebilir” diyen Knaus, insanların Avrupa’da kalamayacaklarını bildikleri takdirde deniz yoluyla kaçışa girişmeyeceklerini söylüyor. AB Malta İltica Ajansı’na göre, Libya üzerinden geçen Akdeniz rotası, şu anda hem en yoğun kullanılan hem de en tehlikeli güzergah konumunda.



Suriye’de iç savaşın sona ermesi, yalnızca Almanya’yı değil, Avrupa’nın tamamını etkiliyor. AB genelinde ilk iltica başvurularının sayısı geçen yılın ocak-kasım döneminde yüzde 25 azaldı. AB Göç Komiseri Magnus Brunner’in verdiği bilgilere göre, geri dönüş ve sınır dışı sayıları da yüzde 20 arttı.



Suriye’ye sınır dışı “gerçekçi değil”



Oturma hakkı bulunmayan göçmenlerin daha fazla sınır dışı edilmesi, Berlin’deki hükümet koalisyonunun da hedefleri arasında. İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, 2026 yılında ülkeden ayrılması gereken kişilerin sınır dışı edilme sayısını artırmak istiyor. Geçen yılın Ocak-Kasım döneminde 21 bin 500 kişi sınır dışı edildi. Bu, 2024’e kıyasla yüzde 20’lik bir artış anlamına geliyor.



Dobrindt’in partisi CSU ise şimdi, çok sayıda Suriyeli mültecinin koruma statüsünün uzatılmamasını ve bu kişilerin Suriye’ye geri gönderilmesini öneriyor. Göç araştırmacısı Gerald Knaus, bu önerinin uygulanabilir olmadığını söylüyor. Böyle bir adım için Suriye hükümetinin onayı gerekeceğini, Almanya’da on binlerce davanın açılmasının muhtemel olduğunu belirtiyor ve ekliyor:



“Bildiklerimiz ışığında çok sayıda insanın Suriye’ye geri döneceği ya da sınır dışı edileceği beklentisi tamamen gerçek dışı. Hukuken mümkün olsa bile bu gerçekleşmeyecek.”



KAYNAK: DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE

Son güncelleme: 12:00 11.01.2026
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı