• Turkhane Logo

Almanya tarihinde ilk: Yeni başbakan ikinci turda seçildi

Almanya'da Hristiyan Demokrat Parti Genel Başkanı Friedrich Merz, parlamentoda yapılan ikinci tur oylamada başbakan seçildi.

19:25 06 May 2025 Tuesday
Almanya tarihinde ilk: Yeni başbakan ikinci turda seçildi
Almanya'da Hristiyan Demokrat Parti Genel Başkanı Friedrich Merz, parlamentoda yapılan ikinci tur oylamada başbakan seçildi.

DW Türkçede yer alan habere göre Almanyada Federal Meclis, bugün yapılan ikinci tur oylamada Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) lideri Friedrich Merzi Başbakanlık görevine seçti.

Sabah saatlerinde yapılan ilk tur oylamada Merz 310 oyda kalarak gerekli 316 oya ulaşamamış, böylece Almanyada ilk kez bir başbakan adayı ilk turda yeterli oyu sağlayamamıştı.

İkinci tur oylamada Merz 325 oy alarak Başbakan seçildi. Oylamanın hemen sonrasında Bellevue Sarayına giderek Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeierden mazbatasını alan Merz, Federal Mecliste düzenlenecek yemin töreninin ardından Almanyanın 10uncu Başbakanı olarak görevine başlayacak.

Kardeş parti Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ve koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile birlikte müstakbel hükümetin mecliste toplam 328 sandalyesi bulunmasına rağmen Merzin ilk turda seçilmemesi siyasî kriz endişelerini artırmıştı. Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileriyle SPD arasında imzalanan koalisyon sözleşmesi, ülkenin ihtiyaç duyduğu köklü reformlar konusunda muğlak kalmakla eleştiriliyor. Almanyanın yeni Başbakanı Friedrich Merz kimdir? Almanyada geçen Şubat ayında yapılan kritik erken seçimlerden Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile yalnızca Bavyera eyaletinde faaliyet gösteren Hristiyan Sosyal Birlikin (CSU) oluşturduğu Birlik (CDU/CSU) partileri zaferle çıktı. İttifakın yüzde 28,5de kalan oy oranıyla 1949dan bu yana aldığı en kötü ikinci sonuca rağmen bu zafer, özellikle bir kişinin siyasi kariyeri için önemli bir dönüm noktasıydı: Birlik partilerinin başbakan adayı Friedrich Merz.

Merz, bu sonuçla uzun süredir hedeflediği başbakanlık koltuğuna hiç olmadığı kadar yaklaşmış oldu. Ancak beklenmedik bir şekilde 6 Mayıs Salı günü Federal Mecliste sabah saatlerinde yapılan başbakanlık oylaması fiyaskoyla sonuçlandı. Merz, Almanya siyasi tarihinde ilk kez hükümeti kurmakla görevlendirilmiş ve hükümeti kurmuş bir başbakan adayı olarak meclis oylamasında başbakanlığa seçilemedi.

Toplam 630 sandalyeli Federal Mecliste CDU/CSU ve SPDnin 328 milletvekili bulunuyor. Merzin yeterli çoğunluk için en az 316 oy alması gerekiyordu. Yapılan sayımda 310 evet oyuna karşı 307 hayır ve üç çekimser oy çıktı. Bir oy geçersiz sayıldı, dokuz milletvekili oy kullanmadı. Koalisyon ortakları bu sonuçtan dolayı birbirini suçlarken yapılan ikinci tur oylamada Friedrich Merz amacına ulaştı.
Bir kentin belediye başkanlığını bile yapmadı

Merz için Başbakanlık ya da Şansölyelik makamı, sıra dışı bir siyasi kariyer yolculuğunun son basamağı niteleğinde. Zira, 69 yaşındaki muhafazakar politikacı bugüne kadar hiçbir somut siyasi liderlik sorumluluğu üstlenmedi. Federal bakanlık, eyalet başbakanlığı gibi görevlerde bulunmadı; hatta küçük bir kentin belediye başkanı bile olmadı.

Merz, hayatında ilk kez bir hükümet koalisyonu kurmak üzere partiler arası görüşmelere katıldı. Bu durum, medya ya da müzakereciler arasında ismi verilmeyen bazı temsilciler tarafından zaman zaman eleştirildi. Merzin aksine, hem SPD eş başkanları Lars Klingbeil ve Saskia Esken hem de CSU lideri Markus Söder, bu tür pazarlıkların ve tartışmaların nasıl yürüdüğüne dair deneyime sahipti.
Onu bekleyen bir diğer zorluk ise, yalnızca Almanyada değil Batının genelinde aşırı sağın yükseldiği bir dönemde bu göreve talip olması. Almanya seçimlerinden ikinci güç olarak çıkan aşırı sağcı Almanya için Alternatifin (AfD) ABDdeki Trump yönetimi tarafından da desteklenmesi, Alman siyasetindeki gelişmeleri küresel dengeler açısından da kritik bir hale getiriyor.

Merz ayrıca modern Almanyanın ilk başbakanı Konrad Adenauerdan bu yana göreve başladığında en ileri yaşta olan şansölye olacak.
Merzin ikiye bölünen siyasi yaşamı

Sözünü sakınmayan iyi bir konuşmacı olarak nam salan Merz, memleketi Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Sauerland bölgesinden geliyor. 69 yaşındaki Merz, bir Katolik ve babasının mesleğini seçmiş bir hukukçu. Siyasi kariyerinde iyi ve keskin bir konuşmacı olarak dikkatleri üzerine çeken Merz, 1989 yılında, henüz 33 yaşındayken, Avrupa Parlamentosuna seçildi. Beş yıllık Avrupa deneyiminin ardından siyaseti Federal Alman Meclisinde sürdürmeye başladı.

Merz, 2000 yılında Hristiyan Birlik partilerinin meclis grup başkanı oldu. Ancak 2002 yılında bu görevi, kendisini görevden alan ve üç yıl sonra başbakan olan dönemin CDU lideri Angela Merkele bırakmak zorunda kaldı.

Merzin aslında bu nedenle iki siyasi yaşamından bahsetmek mümkün: Eski Başbakan Angela Merkelden önce ve Merkelden sonra. Merkelin 2002 yılında CDU/CSU meclis grubunun başkanlığını, 2005 yılında da başbakanlık görevini devralmasının ardından Merkelden daha muhafazakâr görüşlere sahip olan ve eski Başbakan ile pek iyi anlaşamadığı bilinen Merz, siyaset sahnesinden çekildi. Siyaseti bırakmasının ardından özel sektöre geçen Friedrich Merz, 2005-2021 yılları arasında uluslararası bir hukuk bürosunda çalıştı. 2016-2020 yılları arasındaysa dünyanın en büyük küresel yatırım yönetimi şirketi BlackRockın yönetim kurulunda yer aldı. Merzin bir finans devinde yıllarca lobicilik faaliyetlerinde bulunması bugün hâlâ kendisine yöneltilen eleştirilerden biri.

Merkelin başbakanlığa aday olmamasının ardından Merz, 12 yıllık araya son vererek 2021 yılında Federal Meclise geri döndü. CDU liderliğine talip olan ve genel başkanlık seçimini iki kez kaybeden Merz, ancak 2022 yılındaki üçüncü denemesinde genel başkan seçilmeyi başardı. Eylül 2024te de Merzin başbakan adaylığı konusunda CDU ve CSU arasında uzlaşma sağlandı.

Angela Merkelden daha muhafazakâr

Bir odaya girdiğinde hemen dikkatleri üzerine çeken Merz, cana yakın ve espritüel bir kişi olarak biliniyor. Ancak Merzin sohbet ettiği veya tartıştığı kişilere tepeden bakması, bir siyasetçi olarak kendisine avantajdan ziyade dezavantaj sağlıyor. Merzin lehine olmayan bir diğer önemli faktör de kadınların gözünde olumsuz bir imaja sahip olması. 1990lı yıllarda kürtaj yasasının serbestleştirilmesi yasasına hayır oyu veren Merzin 1997 yılında da evlilik içi tecavüzün diğer tecavüz vakaları gibi ceza kapsamına alınmasına yönelik önergeye hayır demesi, bugün peşini bırakmayan siyasi kararları arasında.

Bugün partinin muhafazakâr kanadını temsil eden Merz, nükleer enerji kullanımını, bürokrasinin azaltılmasını ve daha liberal bir ekonomi politikasını savunuyor. Ancak seçimlere haftalar kala Merzin Almanya gündemine damgasını vurmasının nedeni bunlar değil, göç.

Daha sıkı bir göç ve iltica politikası talebini geçmişte de dile getiren Merz, yabancılarla mevcut olan sorunlardan da sıkça bahsetmiş bir siyasetçi. 2023 yılında verdiği bir röportajda, Merz, Almanyadaki Müslüman kökenli çocuklarla ilgili olarak küçük paşalar ifadesini kullanarak tepkileri üzerine çekmişti.

Ocak ayı sonunda ise Merz, Almanya tarihine geçen bir gelişmenin altına imzasını attı. İltica ve göç politikalarının sertleştirilmesine yönelik talepler içeren önergesini aşırı sağcı AfD desteğini alarak meclisten geçiren Merz, Alman toplumunun sert tepkisini çekti. Merze toplumun çeşitli kesimleri tarafından aşırı sağı normalleştirme eleştirisi yöneltildi.

Bu oylama sonrasında ülkenin dört bir yanında Merz ve AfD karşıtı protestolar düzenlendi. Ancak sonrasında yapılan anketler, Merzin söz konusu hamlesinin ardından kayda değer bir oy kaybına uğramadığını ortaya koydu.
Türkiyeye nasıl bakıyor?

Friedrich Merz tıpkı CDUlu eski başbakan Angela Merkel gibi Türkiyenin ABye üyeliğine karşı ama aynı zamanda jeostratejik konumu nedeniyle Almanya-Türkiye ilişkilerine önem veriyor.

Basına yaptığı açıklamalarda ABye üyeliği dışında her seçeneği konuşmaya hazırız diyen Merz, yakın siyasi ve ekonomik ilişkiler istediğini söylediği Türkiye ile AB arasında bir serbest ticaret alanı oluşturulması önerisini dile getirmişti.

Merz, Türkiyeye ev sahipliği yaptığı mülteciler için daha fazla mali destek verilmesini savunan, yeni bir Mülteci Mutabakatının müzakere edilmesinden yana olan bir siyasetçi.

Partisini daha muhafazakar bir çizgiye kaydıran Merzın liderliğindeki CDUnun Haziran ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimleri için hazırladığı seçim programında Avrupa için stratejik öneme sahip Türkiye ile iyi siyasi ve ekonomik ilişkilerin önemine vurgu yapılmış, Şu anda ABnin değerlerinden uzaklaşan Türkiyenin bu nedenle ABye katılamadığı için üzüntü duyuyoruz denilmişti.

Son güncelleme: 19:25 06.05.2025
SIRADAKİ HABER
Sayfa Başı